MAIL:arkadas@arkadas.ch


GŁncel Haberler...
Bağlantılar
İsviçre‘nin aylık haber ve yorum gazetesi
Çok okunanlar
________________________
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
Arkadaş  WEB TV

Virüsle beraber sermaye de saldırıyor

Haydar SANCAR

    Koronavirüse karşı alınan önlemlerin adım adım kaldırılacağının ilan edilmesinden sonra, liberal ve daha saldırgan sermaye çevrelerinden ve temsilcilerinden de karşı saldırı gecikmedi. Onlara göre tedbirler hepten bir seferde kaldırılmalıydı. Federal Konsey’in son açıklamalarının ardından sermaye güçlerinden gelen baskıya daha fazla dayanamayarak, nispeten ihtiyatlı tutumundan vazgeçmesi,  politik ve ekonomik gündemlerle ilişkili olarak önümüzdeki dönemde yaşanacaklar hakkında da fikir verir durumda aslında. 
Her şeyden önce SVP’nin çıkışı bu tablo içinde vurgu yapmaya değer. Virüs salgınına karşı önlemlerin tartışılmaya başladığı ilk günlerden beri ciddi bir sessizlik içerisinde olan partinin Federal Konsey’deki temsilcisi Ueli Maurer’in bakan olarak dile getirdiği görüşlerinin dışında bu partiden pek ses çıkmamıştı. Ancak ilerleyen günlerde ve önlemlerin akıbeti hakkında kamuoyunda tartışmalar alevlenince SVP’nin de sahneye çıkışı hızlı oldu.  Baba Blocher’in kızı Graubünden Kantonu’nun federal meclisteki SVP temsilcilerinden biri olan Magdalena Blocher, ilk adımı attı ve yönetim kurulu başkan yardımcılığı yaptığı EMS-Chemie Holding AG’den virüs nedeniyle yaşanan ‘ekonomik sorunları’ gerekçe göstererek işçileri işten attı ve diğer kapitalistlere de aynı şeyi yapmaları çağrısında bulundu.  Magdalena Blocher kısa çalışmanın, partisi de tüm önlemlerin kaldırılmasını, ekonomiye devlet müdahalesinin derhal durdurulmasını istiyor. Ücrete bağımlı çalışanların sağlık koşullarının önemli olmadığını, kapitalist çarkın dönmesinin tek zorunluluk olduğunu ileri sürerek sesini yükseltmeye çalışıyor. SVP Başkanı Albert Rösti bir adım daha ileri giderek ırkçı söylemle işverenlerin sadece işsiz İsviçrelileri işe almasını talep ediyor. Önlemlerin kaldırılması için bu çerçevede bir grubun Bern’de korsan gösteri yaptığı da ayrıca vurgulanmalı.
    Basına daha fazla çıkmaya, kantonlar aracılığıyla merkez yönetim üzerinde daha çok baskı yapmaya çalışan SVP, büyük sermaye temsilcilerinin çakışan talepleriyle birleşmeyi de ihmal etmeyerek, yaşanan süreçten politik rant tutturmanın hesabını kendince iyi yapmış durumda.  Yaşanan nispi belirsizlik ortamında, halkın beklenti ve korkularını tekrardan istismar etmekten öte ‘sorumluluk’ almayan SVP,  şu durumda tüm kapitalistlerin söylemek istediği her şeyi cevvalce dillendiren parti olmakla da sermaye partileri arasında puan toplayan konumunu güçlendirmek istiyor ve buradan kotaracağı artı puanların kasıma ertelenen serbest dolaşım anlaşmasının iptali ile ilgili halk oylamasında kendi hanesine yazılacağının hesabını yapıyor.
    Bu çerçevede ırkçı-popülist partinin dillendirdiği konuların, diğer politik partiler ve merkez yönetim tarafından gündeme getirilmemiş olması, ya da en azından koşulların buna henüz uygun olmadığı varsayılarak bu tutumun ötelenmesinden geri dönülerek daha kısa bir sürede tartışılacağı daha da belirginleşiyor. Zira Federal Konsey tarafından sermayeye kepçeyle dağıtılan yardımların, boşalttığı fonların nasıl doldurulacağına dair formüller kapitalistlerce ilan edilmeye başlandı bile. İşçi ve emekçilerden emekli sandığı, işsizlik fonu için yapılan sosyal kesintiler arttırılmalı, hastalık sigortası primleri yükseltilerek sigorta tekellerinin kayıpları karşılanmalı, kapitalist sömürü çarkının dönmesine engel olacak her türlü uygulama kaldırılmalı, emekçi yığınlar sömürü ve virüs tehdidine serbestçe bırakılmalıydı.
    Virüsle mücadele, ekonomik önlemler, krizin faturasının biçimi ve adresi, sağlık sistemi ve diğer konular, 4 Mayıs’ta açılan parlamentonun öncelikli gündemleri arasında. Bu konularda halkın ve emekçilerin yararına bir ilerleme sağlanıp sağlanmayacağını ise, emek örgütlerinin ve diğer ilerici güçlerin tutumu belirleyecek. Örneğin SGB’nin dile getirdiği işçi ve emekçilerin reel alım gücünün arttırılması talebinin somut olarak örgütlenmesi ya da sermayeye ek vergilerle fonların finansmanın sağlanması gibi taleplerin yaygınlaştırılarak dile getirilmesi şimdiden önem taşımaktadır.