BAZI ÖNEMLİ GELİŞMELER 


Fuat Akyürek

    2020’den 2021’e girilirken ve 2021’in ilk günlerinde, uluslararası gelişmeler açısından gelecek dönemin nasıl şekilleneceğinin bazı ipuçlarını veren birkaç önemli olay yaşandı. Bunlardan ikisinde Çin, birinde ABD merkezdeydi. Çin’i öne çıkaran gelişmeler:Çin’in kendi bölgesinde Asya-Pasifik ülkeleriyle yaptığı ticaret anlaşması ve diğeri de AB ülkeleriyle benzer biçimde yaptığı bir ticaret anlaşmasıydı. ABD merkezli gelişme ise Trump yanlısı göstericilerin Kongre binasını işgal etmeleri, bu işgal hareketi sırasında dört kişinin ölmesiydi.Pandemi ise tüm hızıyla sürüyor ve devletlerin önlem alma konusundaki sefaletlerine aşı kampanyasındaki başarısızlıkları da eklendi.  
    Önce ABD’deki gelişmeden başlayalım. Seçimleri kaybetmediğini, hile yapıldığını ileri süren Trump, 6 Ocak’ta, yani Biden’ın kazandığının resmi hale geleceği Kongre toplantısının olacağı günde taraftarlarını büyük bir protestoya çağırdı. Bu çağrılar sırasında Trump taraftarlarına yeterince ajitasyon yapmış, onları aşırı ölçüde tahrik etmişti. Bu çağrıların içinde Kongre’ye yürümekte vardı. Ajite olmuş gerici, faşist kitlenin “barışçıl” bir gösteri sınırlarında kalmayacağını elbette aklı başında herkes gibi Trump’da biliyordu. Polis içerisindeki Trump yanlıları da işleri kolaylaştırmışlar, Kongre işgal edilirken beş kişi de ölmüştü. 
    Bu gelişme ABD’yi dünya demokrasisinin beşiği olarak gören diğer Batı ülkeleri için tam bir şok oldu, olup bitene inanamadıklarını belirten açıklamalar yaptılar. Bu arada AKP gericiliği ve iktidarı da fırsatı kaçırmadı, “gelişmelerin endişe verici olduğu” vurgulayan traji-komik bir açıklama yaptı. Şimdi yanıtlanması gereken soru şu; Trump bu tür bir hareketle iktidarı elinde tutmaya devam edemeyeceğini pekala biliyordu ve buna karşın bu gelişmelere neden yol verdi? Bunun yanıtı; ABD’de bir süredir güçlenen ırkçı, faşist hareketlerin önünü açma, onlara Trump şahsında bir lider verme, yakın gelecekte militan faşist bir hareketin organize edilmeye çalışılmasında yatmaktadır. 
    Şurası açıktır; ABD’nin geri ve bağımlı ülkelerde darbeler yapmak, iktidarları devirmek için kendi içerisinde faşist bir yönetime ihtiyacı yoktur ve emperyalist politikalarla zaten bu işleri yapmaktadır. Ancak diğer emperyalist ülkelerle rekabet ve çelişkiler yoğunlaşmakta, daha saldırgan bir yönetime ihtiyaç duyulmaktadır. ABD’nin emperyalist burjuvazisi Trump şahsında böyle bir lider bulmuştu ve şimdi Biden döneminde bu dış politikanın sürmesini güvence altına almak istemektedir. Elbette hedef Trump’ın kişisel dengesizliklerinden arınmış, Biden gibi ağır başlı bir başkanla “Batı’nın liderliği” pozisyonunun yeniden kazanılmasıdır. Ama bu konuda emperyalist ülkeler arasındaki çelişkiler yoğundur ve ABD halen dünyanın bir numaralı gücü olmakla birlikte artık eski tartışmasız lider pozisyonu koruyabilecek durumda değildir.
    Çin’in peşpeşe attığı iki adımda ABD’nin dünyada tuttuğu pozisyonu zayıflatacak adımlardır. İlk adım Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği'nin (ASEAN) 37. Liderler Zirvesi’nde geldi. Bölgesel Kapsamlı Ekonomik Ortaklık (RCEP) görüşmelerinde, ASEAN üyeleri Brunei, Kamboçya, Endonezya, Laos, Malezya, Myanmar, Filipinler, Singapur, Tayland ve Vietnam ile birliğin diyalog ortaklarından Avustralya, Çin, Japonya, Güney Kore ve Yeni Zelanda 8 yıl süren müzakerelerin ardından anlaşmaya vardı.Çin’in önce Asya-pasifik bölgesindeki bu 15 ülke iledünyanın en büyük serbest ticaret anlaşması olarak nitelenen kapsamlı bir ticaret anlaşması yapması -ki bu ülkeler arasında Avusturalya, Güney Kore, Japonya, Yeni Zelanda gibi sadık Amerikan müttefikleri de bulunuyordu- son derce önemli bir gelişmedir. Ama Çin’in atağı bununla da sınırlı kalmadı, ardından AB ile geçmişte vermediği bazı tavizleri vermeyi kabul ettiği bir ticaret anlaşması imzaladı. Çin dünya ekonomisindeki payını sürekli artıran ve bu konuda ABD’yi gerileten bir ülke ve bu iki alanda imzaladığı anlaşmalar ABD’nin Çin’e karşı alacağı pozisyonu zayıflatan, Çin’e avantajlar kazandıracak anlaşmalardır. Bu ticaret anlaşmaları elbette hemen politik tutumların değişmesine yol açmayacaktır ama önemli etkiler yaratmaktan da geri kalmayacaktır.
    Açıkça görülmektedir ki, Pandemi koşullarında dünya ticareti, emperyalist ülkeler arasındaki rekabet ve çelişkiler, bunların askeri hazırlıklara yansıması yeniden dizayn edilmektedir. Dünya gericiliği, yani tek tek ülkelerdeki sermaye yönetimleri işçi ve emekçi halkları “salgına karşı tedbirler” gerekçesiyle baskı altında tutmaya çalışmakta, gelişme eğilimi gösteren kitle hareketlerini geçmişe göre daha kolay kontrol edebilmektedir. Aşı bekleniyordu ama şimdi aşı var ama devletler hızla aşılama konusunda adımlar atmıyorlar. İşi ağırdan almak, pandemi koşullarından azami yararlanmak büyük sermayenin, dev tekellerin sınıfsal çıkarlarına çok uygun ve onlar yeni döneme kendi cephe gerilerini azami kontrol altına alarak girmek istiyorlar. Ama bu gerici hesap ve çabaların uluslararası işçi sınıfı ve emekçi halklar tarafından boşa çıkarılacağı koşullarda gelip kapıya dayanmış durumda. Büyük hak kayıpları, derinleşen yoksulluk, işsizliğin yaygınlaşması, küçük mülk sahiplerinin yaygın iflasa sürüklenmesi, dünyayı sınıf ve halk hareketlerinin yükseleceği bir dönemin beklemekte olduğunu açıkça gösteriyor.



YAZARLAR

Fuat AKYÜREK
Salgının birinci yılında genel tablo 

Ergün ÖZALP
CIA’nin “soğuk savaş” aparatı: 
 George Orwell

Yaşar ATAN
Islık çalarken yıldızlar

B.M.AY
Sprechen wir darüber!

Haydar SANCAR
Dijital Toplum ve Dijital Kimlik

Müslime KARABATAK
Reform paketi eşitsizliği 
derinleştiriyor

Saadet TÜRKMEN 
İnsan olma mücadelesinde kadın  

Ali KORKMAZ
SMA’lı bebeklere acil yardım gerekiyor

Metin ALAN
İsviçre, neden 
nüfusunun iki katı aşı sipariş etti?

Berna UTKUTAG
La Chaux-de-Fonds’da 
Kâğıtsız Göçmenlere: Vatandaş Kartı

Nilgün ÖZDAL
İsviçre tarihinin karanlık sayfası 
Cadıların yakılması ve günümüze yansımaları

Emine SARIASLAN
Christoph Hatz ile söyleşi 

Yunus EKREM 
Demirci Kawa’dan bu yana sönmeyen ateş: 
NEWROZ

Atilla TOPTAŞ
Hastalanan İnsanlık, Global Çaresizlik!

Teibe ALAN
8 Mart niçin''Emekçi'' 
kadınlar günüdür?





BAĞLANTILAR

Evrensel     
       
Teori ve Eylem  
       
Yeni E         
     
Yeni Hayat    

Ekmek ve Gül         

Evrensel WEB TV  

Anasayfa    İsviçre     Dünya    Türkiye   Bilim-Yaşam    Kültür     Kadın    İletişim    Arşiv