Gençler yol arıyor !

Ergün   Özalp

    Gençlik  her yerde hareket halinde, şu veye bu tarzda bir eylemlilik içinde..Kaldı ki,  dünyanın ve ülkenin bugünkü koşullarında, gençliğin yeni yollar arayışı ve protestolarını yükseltmemesi; anormal  bir durum olurdu.
    Henüz 2008 dünya krizinin eşiğini aşamayan, patinaj yapan ve yeni bir krizin eşiğindeki kapitalist emperyalist dünyada, kapitalist yağma ve talana, dünya kaynaklarının ve doğanın  acımasızca sömürülmesine  karşı, dolaylı da olsa, gençliğin  çevreyi ve dünya iklimini bozanlara karşı ‘dur ‘ demesi; küçümsenmemelidir. İsveçli küçük bir kız çocuğunun, Greta Thunberg’ in  sosyal medya üzerinden organize olarak dünya gençliğini hareketlendirmesi ve yüzbinlerce  dünya gencini eyleme çekmesi; metropol gençlerinin de, uzun bir süre uyuşturucularla uyutulamayacağının bir göstergesi oldu. Onlar, 68’lerde demokratik üniversite mücadelesi için ayağa kalkan, Filistin halkıyla dayanışan, Vietnam’da katliam yapan ABD’nin karşısına dikilen ve giderek devrimcileşen ve bazıları marksizme ulaşan abilerinin, amcalarının, babalarının, dedelerinin mirasçısdırlar. Ve bu eylemler, emperyalist tekellerinin uzantısı olarak muhalefeti söndürme görevini  üstlenen; dünyada Regenbogen, Türkiye ‘de  TEMA vb. kuruluşların yaptıklarından;özünde farklıdır, gelişmeye ve evrilmeye açıktır.
    Türkiye gençliği, her zaman, sermayeyi ve diktatör bozuntularını  korkuttuğu için; zaptu- rapt   altına alınmaya çalışıldı .Eğitim ve müfredat 12 Eylül faşist darbeysiyle  daha da gericileştirildi, zorunlu din dersleri getirildi, uyanan gençlik  kesimi budanarak katledildi, cezaevlerine dolduruldu ve  her köşeye İmam Hatip Liseleri dikldi. Dikildi  de ne oldu? Gelinen yerde,  ‘’badeci  şeyh’’ ve İmamlar yetiştiren bu kurumlar, halkı dininden de soğuttu. Anketler, gençlik arasında deist ve ateistlerin çoğaldığını göstermeye başladı. Türkiye gençliği, ulusal duyguları körüklenerek şovenist temelde kürtlerin katliamına asker olarak devşirildi, gönderildi. Gençlik sorgulama sürecinden yalıtılarak, dinsel tabuların bilim dışı hurafeleriyle, biat eden bir gençlik yetiştirilmesi arzulandı.. FETÖ’nün de  AKP’nin,T. Erdoğanın‘da hedefi buydu. Gençlik, bu planın tutmayacağını Gezi Direnişi’yle gösterdi. Orada da ‘sorun elbette üç beş ağacın kesilmesi ‘değildi. Arka planda; işşizliğe, geleceksizliğe, baskı ve zulme, diktatör bozuntusuna karşı bir  demokrasi ve özgürlük kavgası vardı.Türkiye gençliği, Gezi Direnişi’ni büyük ölçüde omuzlayan ve ağır bedeller ödeyen bir gençliktir ve Denizlerin, 78 gençliğinin mirasçısıdır.Farklı bir tarzı ve direniş söylemi olduğunu ise Gezi’ den biliyoruz. 1980’ler öncesi gençliğin politik eylemlerine bakılarak, bugünkü gençliğin mücadele düzeyi; kesinlikle  apolitik olarak değerlendirilemez. Eylemlerin doğrudan iktidar hedefli, ‘’devrim ve sosyalizm’’ şiarıyla olması gerekli değildir.Tarih, farklı koşullarda, farklı  atmosferde farklı öznelerle farklı sonuçlara yol açarak ilerliyor..Benzer gibi görünen eylemlerde de, eski  sonuçları beklemek;  hayalcilik olur.. Sınıf bilinçli gençlik kesimleri,  bu durumun da bilincinde olarak,  geriden gelen gençlik yığınlarının eylemi içinde yer alarak,gençlerin kendi tecrübeleri temelinde eğitm görmesine katkıda bulunarak; hareketi ilerleteceklerdir.
    Gençlik,  y kuşağı , z kuşağı vb. yakıştırmalarla;  kitap okumadığı ,sosyal medya kullandığı için; eleştirilerin konusu oluyor kimi zaman..Sosyal medya iletişimimde önemli bir mecra.  Sadece, Youtube, Facebook, ya da Twitter‘den ibaret de değil.Türkiye’de on milyonlarca varoş gencinin, çinli firma ByteDance’ın – ki dünya da 500 miyon kullanıcısı var- popüler video paylaşım uygulaması olan TİK-TOK’u kullandığı söyleniyor. Bu durum, gençlerin  kendini ifade edecek, protestosunu gösterecek yeni mecralar arayışı içinde olduğunu da  gösteriyor..Son olarak, Sarışer ve 19 müzisyen arkadaşının ortaklaşa eseri; ‘’Susamam’’ adlı rap şarkısı; sosyal medyayı sanat ve politika dünyasını salladı. Havuz medyası, şimdiden bunun bir proje olup olmadığını tartışıyor;‘’Toplum mühendisliği eseri mi, kendiliğinden bir tepki mi ?’’söylemiyle gündeme taşıyarak, tepkiyi sulandırmaya çalışıyor. Cumhuriyet kurulduğundan bugüne; toplum mühendisliği yoluyla , tek tip bir gençlik yaratmaya çalışanlar; gençlerin bu isyanını ve Rapçilerin bu tepkisini de elbette  anlayamazlar.‘Susamam’ klibi, açık,sert ve gerçekçi söylemiyle, ülkedeki hukuksuzluğu adaletsizliği,zulmü ortaya sermekle kalmıyor, başta sanat camiasına ve topluma seslenerek;‘’seyirci kalmayın, susmayın, direnin!‘’ manifestosunu yayınlıyor. Bugün  Kayyum atamalarına karşı da direnen, uzun bir süredir demokrasi ve özgürlük ekseninde tek adam diktatörlüğü ve uygulamalarını hedef alan; objektif bir  demokrasi cephesi var. ‘’Susamam’’ klibi de kuşkusuz bu cepheye ve  bu cephede birleşen her kesimden Türkiye gençliğine;yükselen mücadele dalgasına katılma ve eylem mesajıdır.
    Sonuç olarak, birkaç yıldır derin ekonomik ve politik kriz içinde debelenen Türkiye’de; gençliğin, rapçıların, Hip-Hopçuların, Saray’a biat etmeyen kültür ve sanat dünyasının,yeni arayışlar içinde olması; Türkiye halklarına olan sorumluluklarının bir gereğidir ve desteklenmelidir.Ve elbette akan  suyun kendi  yatağını bulması gibi; onlar da  kendi gerçek yolunu bulacaktır.

MAIL:arkadas@arkadas.ch


Güncel Haberler...
Bağlantılar
İsviçre‘nin aylık haber ve yorum gazetesi



Fuat AKYÜREK
Çekin Suriye'den kanlı ellerinizi!

Ergün ÖZALP
Gençler yol arıyor

Yaşar ATAN
Onları dinlemek bir felaketti

B.M.AY
Die Ritter der Tafel(n)-Kantig!

Haydar SANCAR
Ekonomik durgunluk ve gerçekler

Müslime KARABATAK
İşçilerin işçi yazarı: Lisel Bruggmann