MAIL:arkadas@arkadas.ch


GŁncel Haberler...
Bağlantılar
İsviçre‘nin aylık haber ve yorum gazetesi
Çok okunanlar
________________________
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
Atilla Toptaş, Federal Parlamento seçimlerini analiz etti
Teknoloji, Cep Telefonu, 
Sosyal Medya Bağımlılığı 












Atilla Toptaş
Klinik Psikolog/ Psikoterapist 


Sınırsız özgürlük isterken insanoğlu kendi yarattığı teknolojilerin esiri mi oldu?

Size biri  »inşallah natelsiz, internetsiz kalırsın» diye beddua etse, ne tepki verirsiniz? 

Öncelikle teknoloji, cep telefonu ve sosyal medyayı çok kullanan biri olarak kendimi de bağımlılar listesine koyarak yazıma başlamak istiyorum. 

Çevrenizde cep telefonu kullanmayan biri kaldı mı? Peki Facebook, Instagram, Whatsapp, Snapchat vb. gibi iletişim kanallarını kullanmayan var mı? Sanmıyorum. 
Biz yetişkinler günde ne kadar zamanımızı cep telefonu, bilgisayar, TV vb. Başında geçiriyoruz? Peki çocuklarımız? Kaç yaşından itibaren cocuklarımıza Natel, Tablet veya Laptop hediye ediyoruz?

Teknoloj hayatımıza çok büyük  kolaylıklar sağlıyor, yeni teknolojiler sayesinde birçok sorunumuza çözüm üretebiliyoruz.  Ancak teknolojinin günlük hayatımız, yaşam tarzımızı, insan ilişkilerimizi  şekillerndirmesi, insanların teknoloji kullanımı üzerinde kontrolünün kaybolması ve teknolojiyi ölçüsüz ve sınırsız kullanması çok ciddi psikolojik ve sosyal sorunlara sebep olabilir. 

İnternet bağımlılığı günümüzün en önemli bağımlılığı olarak karşımıza çıkıyor. 
İnternet kullanma yaşı artık anaokulu çocuklarına kadar inmiş durumda. Gençlerin internet kullanma süreleri ve şekilleri ürkütücü boyutta. 
Internet bağımlılığı diğer bağımlılıklara göre daha erken yaşlarda başlamaktadır. Özellikle 12-18 yaşları riskin en yüksek olduğu dönemler olarak görülmektedir. Cinsiyetler arası farka bakıldığında ise internet bağımlılığının erkeklerde kızlara göre 2-3 kat fazla olduğu görülmektedir. Elimde bir araştırma yok ama özellikle son yıllarda göçmen kökenli ailelerin çocuklarında teknoloji ve internet bağımlının yerli halka göre çok daha fazla olduğunu iddia edebilirim. 
İnternet bağımlılığı okul başarısını olumsuz etkileyen etkenlerin başından geliyor. 
Son yıllarda, okulda başarısız olan, bir meslek edinemeyen, iş ve sosyal hayatta kopuk yaşayan, geceyi internet başında, oyun oynayarak geçiren, gün içerisinde de uyuyan, tamamen izole bir yaşam süren oldukça fazla gençlerimiz bulunmaktadır. Bunların büyük coğunluğunu 18-25 yaş grubundaki erkekler oluşturmaktadırlar. 

Yapılan başka araştarmalar günümüzde  bebek bakıcılarının veya  dadıların yerini Natel, TV veya oyun tabletlerinin aldığını gösteriyor. Anne babalar çocuklarına bebeklikten itibaren uslu dursun, yaramazlık yapmasın diye ellerine Natel veya tablet, tutuşturuyorlar, Zaten bir çok anne baba model olarak sürekli natel veya PC başında olduğu için çocukların bu alışkanlığı edinmeleri zor veya tesadüf olmuyor.
Artık doğal yollardan tanışma arkadaş edinme oldukça azalmış durumda. Birçok insan, özellikle de bu platformlarda arkadaşarını seçmektedirler. (Selfı ve Like stresi ve (hastalığını) ayrıca başka bir yazıda değerlendirmek gerekiyor) 

Bern Kantonunda 12-16 yaş grubu öğrenciler üzerinde yapılan bir araştırmada  öğrencilerin 71.9% cep telefonu bağımlısı olduklarını göstermektedir.  
İnternet ve teknoloji bağımlılığı diğer bağımlılıklarda olduğu gibi kişinin bağımlısı olduğu teknolojik ürüne ulaşamadığında stresse girmesi, gergin ve öfkeli olası, yaptığı işlere yoğunlaşamamsı olarak kendini açığa vuruyor.  Cep telefonundan çok kısa süreli de olsa uzak kalan kişilerde farklı psikolojik tepkiler görülmektedir. Stress, gerginlik, öfke ve sinirlilik hali, yaptığı işe yogunlaşamama, psiko somatik reaksionlar gibi birçok belirti tespit etmek mümkün. 

Bu araştırlamalar günümüzde internet bağımlılığının toplumda sık görülen ve tedavisi gerekli bir rahatsızlık olduğunu söylemektedir. İnternet bağımlılığı birçok pşikolojik, sosyal ve davranış boyukluluğuna da sebebiyet vermektedir.  Depresyon, sosyal fobi, uyku bozukluğu, halsizlik, öfke kontrol problemi, yeme bozukluğu, obezite, sindirim veya dolaşım sistemindeki sorunlar gibi birçok sorun bağımlılığı olan kişilerde görülen bozukluklar arasındadır.  Artık yaşam tarzımızı şekillendiren bu alışkanlıklarımızdan vazgeçmemiz imkansız hale gelmiştir. O halde ne yapabiliriz: Çocuklarımızın ve gençlerimzin sokağa, parka, futbol sahasına, yüzmeye, buz patenine, sanat, müzik, tiyatro  gibi faliyetlere yönlendirmemiyiz ve teşfik etmeliyiz. Çocuklar gerçek yaşamda ailleleriyle, arkadaşlarıyla ne kadar kaliteli, keyifli zaman geçirirlerse, sanal aleme, oyuna o kadar az ihtiyaç duyacaklardır. 
Bu bağımlılığın önüne geçmek oldukça zor görünüyor ama kontrollü kullanımla bari zararlarını minimum seviyeye indirelim. 
Düşünmeniz için bir  soruyla yazımı bitirmek istiyorum:
Elinizde olan bütün teknolojik imkanlar (Natel, İnternet, PC vs) 3 aylığına alınsa hayatınız nasıl olur?
Sevgilerimle…