MAIL:arkadas@arkadas.ch


GŁncel Haberler...
Bağlantılar
İsviçre‘nin aylık haber ve yorum gazetesi
Çok okunanlar
Arkadaş  WEB TV


1 Mayıs İşçi Marşı - 1 Mayıs İşçi Marşı Sözleri
 
Günlerin bugün getirdiği, baskı zulüm ve kandır.
Ancak bu böyle gitmez, sömürü devam etmez,
Yepyeni bir hayat gelir, bizde ve her yerde.
1 mayıs, 1 mayıs işçinin, emekçinin bayramı
Devrimin şanlı yolunda,ilerleyen halkların bayramı.

Yepyeni bir güneş doğar, dağların doruklarından,
Mutlu bir hayat filizlenir, kavganın ufuklarından.
Yurdumun mutlu günleri, mutlak gelen gündedir.
1 mayıs, 1 mayıs işçinin,emekçinin bayramı,
Devrimin şanlı yolunda,ilerleyen halkların bayramı.

Ulusların gürleyen sesi, yeri göğü sarsıyor,
Halkların nasırlı yumruğu, balyoz gibi patlıyor.
Devrimin şanlı dalgası, dünyamızı kaplıyor.
Gün gelir, gün gelir zorbalar kalmaz gider,
Devrimin şanlı yolunda,kül gibi savrulur gider.






CIPOML’den işçilere her yerde 
1 Mayıs’ı sahiplenme çağrısı











CIPOML Koordinasyon Komitesinden 1 Mayıs bildirisi: İşçiler çalışıyorsa fabrika ve işyerlerinde, değilse evlerinde slogan ve marşlarla 1 Mayıs’ı sahiplenmeli.

Uluslararası Marksist Leninist Parti ve Örgütler Konferansı (CIPOML) Koordinasyon Komitesi 1 Mayıs bildirisi yayınladı. İşçi ve emekçilere, “çalışıyorsa fabrika ve işyerlerinde, değilse evlerinde slogan ve marşlarla, olanaklı olan yerlerde bildiriler okuyarak 1 Mayıs’ı sahiplenme” çağrısı yapıldı.
Uluslararası Marksist Leninist Parti ve Örgütler Konferansı (CIPOML) Koordinasyon Komitesi 1 Mayıs bildirisi yayınladı. “İşçi sınıfının uluslararası birlik, mücadele ve dayanışma gününde bir adım ileri” başlıklı bildiride, burjuvazinin koronavirüs salgının yarattığı sonuçlardan sorumlu olduğu belirtilerek, salgınları ve sömürüyü ortadan kaldıracak toplumsal değişimi ancak işçi ve emekçilerin gerçekleştirebileceğinin altı çizildi.
İşçi ve emekçilere, “çalışıyorsa fabrika ve işyerlerinde, değilse evlerinde slogan ve marşlarla, olanaklı olan yerlerde bildiriler okuyarak 1 Mayıs’ı sahiplenme” çağrısı yapıldı.

BURJUVAZİ SALGININ BİRİNCİ DERECEDEN SORUMLUSUDUR
“Dünya işçi sınıfı bu yıl uluslararası birlik, mücadele ve dayanışma günü 1 Mayıs’ı olağanüstü koşullarda karşılıyor” denilen açıklamada, “Burjuva propagandası korona salgınını ya laboratuvarda üretilmiş virüse bağlıyor ya da daha çok insanlığın kapitalizmle ilişkisi olmayan ‘görünmez düşmanı’ sayıyor. Oysa çok sayıda bilim insanı 8-10 yıl öncesinden doğanın tahribi ve iklim değişikliği dolayısıyla salgınların baş göstereceği konusunda uyarıyorlardı. Ancak başta tüm anlaşmalardan çekilen ABD burjuvazisi olmak üzere kâr hırsıyla yanıp tutuşan, insan ve yaşamının korunmasını dert edinmeyen uluslararası burjuvazi doğanın tahribini ilerletmekten geri durmadı. Kapitalizm ve emperyalizm, insanlığı, işsizlik, sefalet ve açlığın yanı sıra salgınlar ve savaşlarla felakete sürüklüyor” ifadeleri kullanıldı.
Burjuvazinin salgının birinci dereceden sorumlusu olmakla kalmayıp aşırı kâr hırsıyla kamusal sağlık sistemlerini etkisizleştirdiğine de dikkat çekildi.

EMEKÇİLERİ DEĞİL KAPİTALİZMİ KURTARMAK İSTİYORLAR
“Salgın beklemedikleri boyutlara ulaşıp üretim ve sermaye birikimi süreçlerini tahrip edip krize sürükledikçe, insanları değil ama kapitalizmi kurtarmak üzere müdahaleye yöneldiler. Hazırlıksızdılar. Sağlıkçılara test yapıp maske bile dağıtamıyorlar, salgınla mücadelede yetersiz kaldıklarını hepimiz görüyoruz” denilen açıklamada, bir yandan “evde kalın” çağrısı yapılırken diğer yandan sağlık emekçileriyle gıda, enerji, ulaştırma, temizlik başta olmak üzere zorunlu sayılan sektörlerin işçilerin, ölüm riskiyle çalıştırıldıkları ve olağanüstü koşullarda yaşamı üretmeye devam ettikleri vurgulandı.
Açıklamada, “Üretimin sürdürülmesi, işçilerin ürettiği artı-değere el koyulması ve kapitalizmin bekası burjuvazinin temel önceliği. Çin, salgının merkezi haline gelen ABD, Almanya, hatta Fransa ve İspanya gibi ülkeler salgın önlemlerini gevşetmeye ve işçileri daha yaygın ölçekte çalıştırmaya başlıyor. Bu, işçi ölümlerinin ciddi ölçüde artacağı anlamına geliyor. Tümünün nedeni açık: Yüksek kâr ve sermaye birikiminin başlıca koşulu, işçi sınıfının olabildiğince ağır çalışma ve yaşam koşullarında olabildiğince yüksek artı-değer üretmeye mahkûm edilmesi!” denildi.
İnsanlığın ‘görünmez düşman’ koronavirüsle savaşta olduğunu ilan eden burjuvazinin, emekle sermaye arasındaki uzlaşmaz karşıtlığı ve sömürdüğü işçi sınıfı ve emeğiyle geçinenlere yönelik sürdürdüğü sınıf mücadelesini gizlemeye çalıştığına işaret eden CIPOML açıklamasında, “Sözde ‘koronavirüse karşı önlem paketleri’nde işçiler için hemen hiçbir şey yok. Tüm önlemler, tekelci burjuvazi ve şirketlerinin desteklenip kurtarılmasını amaçlıyor. Nüfus olarak büyüklüğüne karşın işsiz kalanlar başta olmak üzere işçilere desteklerin onda biri bile ayrılmıyor” denildi.

TOPLUMSAL DEĞİŞİMİ ANCAK EMEKÇİLER GERÇEKLEŞTİREBİLİR
Tüm bu sonuçlar karşısında “birleşik örgütlü mücadele”nin temel olduğuna vurgu yapılan CIPOML açıklamasında, “İşyerlerinde komiteler olarak örgütlenmek, diğer fabrikalarla ilişkilenmek ve yönetimlerine gelmeyi hedefleyip sendikaların sermayeyle uzlaşmanın aracı olmalarına son vermek zorunlu ve yaşamsal hale gelmiştir” denildi.
Açıklamada ayrıca şu vurgular öne çıktı:
“Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak, deniyor. Oysa hiçbir şey kendiliğinden değişmeyecek. Üstelik müdahale etmezsek, her şeyin daha da kötüleşmesi kaçınılmaz!
Tekellerin egemenliğinden, işçilerle emekçiler üzerinde bir diktatörlük olan sömürü koşullarının koruyucu ve kollayıcısı burjuva devletin zorba dayatmalarından, kapitalizmin işsizlik, düşük ücretle uzun saatler çalıştırılma, yoksulluk ve sosyal adaletsizlik gibi haksız ve olumsuz sonuçlarından ve salgınların tehdidinden kurtulmanın koşulu, devrim ve işçi sınıfının egemen sınıf olarak örgütlenmesidir.
Toplumsal değişimi, biz, emeğiyle yaşamı yaratanlar gerçekleştirebiliriz.
Başarabiliriz. Salgın; işçi ve emekçiler üretmezlerse yaşamın sürdürülemeyeceğini bir kez daha ortaya koydu. Güç bizim elimizde, bunu salgınla yeniden sınadık.
Salgın birçok şeyi açıkça görünür hale getirdi. Burjuvazinin bize yaklaşımını eskisinden daha net görüp hissetmeye ve algılamaya başladık. Eksiğimiz, birleşip yaşamakta olduğumuz kötülüklerin kaynağı olan kapitalizme karşı birleşip örgütlenmek.”

MÜMKÜN OLAN HER YERDE TALEPLERİ HAYKIRALIM:
“İşçileri ve bütün sömürülenleri, çalışıyorlarsa fabrika ve işyerlerinde, değilse evlerinde slogan ve marşlarla, olanaklı olan yerlerde bildiriler okuyarak 1 Mayıs’ı sahiplenmeye çağırıyoruz:
- Tüm özel sağlık kuruluşları, medikal malzeme ve ilaç üreten fabrika ve işyerleri dahil bütün sağlık işletmelerinin yönetimi ve denetimi, sağlık alanındaki sendika, meslek örgütü, dernekler ve sağlık çalışanlarının temsilcilerine devredilsin.
- Sağlık ticaret ve kâr konusu olamaz. Sağlık hizmetlerinin özelleştirilmesine son verilsin, halkın nitelikli ve parasız sağlık hizmeti alması güvence altına alınsın.
- Salgın süresince sağlık araçları, gıda ve enerji türü zorunlu olanlar dışında üretim ve hizmet durdurulsun. İşçiler ücretli izinli sayılsın.
- Çalışmanın zorunlu olduğu sektörlerde işçiler, salgın hastalığa karşı korunması için servis hizmeti sağlansın. Fabrika ve işyerlerinde korunmalı çalışma koşulları sağlansın.
- Salgının görüldüğü fabrikalar, işyerleri ve yaşam alanları başta olmak üzere riskli tüm alanlarda test taramaları yapılsın, maske, eldiven ve dezenfektan parasız dağıtılsın.
- Sağlık emekçilerine gerekli koruyucu ekipman sağlansın. Testleri öncelikle yapılsın.
- Salgın boyunca işten çıkarmalar yasaklansın.
- Ücretsiz ve ücret kesintili izin uygulamasına son.
- İşsiz kalan ve yeterli ya da hiç geliri olmayan emekçi ailelerine temel ihtiyaç maddelerini karşılayacak gelir desteği sağlansın. Kira ödemeleri, elektrik, su, doğalgaz faturaları devlet tarafından karşılansın. Bu durumdaki işçilerle küçük üretici ve esnafların kredi borçları iptal edilsin.

Salgına ve sömürüye karşı insanca yaşam için birlik, mücadele ve dayanışma.
Yaşasın 1 Mayıs. Yaşasın Sosyalizm