Her göçmenin bir hikayesi var!

Capture1

Radyo Rêdan kurucusu Behçet Akçay, Muhsine Yılmaz Akçay ve Tanya Işık, Lozan ve çevresindeki kültürel aktivitelerine tiyatroya da yer veriyorlar.

Kültürel çalışmaları ciddiye alan bu üç arkadaş Lozan’daki evlerinde yaptığımız röportajda tiyatro çalış- maları ve Radyo çalışmaları hakında bizleri bilgilendirdiler. Göçmenlere dönük aktivitelerde yapıyorlar, daha ziyade Kürdistan yoğunluklu gündeme bağlı aktiviteler sözkonusu. Kürt kültürünü tanıtma etkinlikleri, paneller, resim sergileri, sinema günleri, konferanslar, bilgilendirme çadırları, sohbet ortamları organize edildi. Benzeri çalışmalara emek veren bu üç arkadaşı tanıyalım.

Behçet Akçay, Mardin Midyat doğumlu, 9 yıldır ailesi ile birlikte İsviçre’de yaşıyor, politik göçmen, 7 yaşında Rêdan isminde bir oğlu var. Radyo programcısı, savaş karşıtı radyo programları hazırlıyor. Tanya Işık, 6 yıldır İsviçre’de yaşıyor. Tiyatro oyuncusu ve dans sanatçısı. Mezopotamya Kültür Merkezi’nde 1999 yılında tiyatroya eğitimi almaya başlıyor. Seyri mesel sanat atölyesinde çalıştı. Radyo Rêdan’da gönüllü olarak çalışıyor, şiirler okuyor, dil ve bazı uyum problemlerinden dolayı İsviçre’de tiyatro mesleğini tam olarak icra edemedi.  Radyo Rêdan da savaş karşıtı müzikler yayınlıyoruz. 11 Ekim pazar saat 16.30’da adam ADAM tek kişilik oyunu Lozan’da seyircilerle buluşturuyoruz.

Bu kültürel aktiviteleriniz için Lozan veya İsviçre’deki kurumlardan maddi veya manevi destek alabiliyor musunuz? Projeleriniz için de yardım almak var mı?

Maddi bir destek yok onu söyleyeyim ama çeşitli girişimciler, dernekler ve kurumlar, göçmen olarak örgütlenen farklı oluşumlar, davet etme konusunda ve manevi destekleri oldu. Zaten biz gönüllü olarak çalışıyoruz, kâr amaçlı düşünmüyoruz, ticari bakmıyoruz, adam ADAM oyunu için gelen arkadaşların masrafını çıkartırsak bizim için yeterlidir. Çalışmak için lokal yardımı olsa iyi olur, şimdilik Fraternite kurumu lokal konusunda yardımcı oluyor ve Radyo programı için Renens belediyesi ufak bir stüdyo tahsis edebiliyor. Oyun çıkartabiliriz ama genel olarak kurumlarla çalışmamız tabiki daha avantajlı olacaktır.

Ankara tiyatro fabrikasını misafir ediyorsunuz, gerek katılım ve gerek genel ilgi konusunda başarılı olursa kendiniz de burda tiyatro çalışmalarını başlatıp oyuncular oluşturup bu alandaki ihtiyaca cevap vermeyi düşünüyor musunuz?

Bir ilgi tiyatroya başlamış zaten, önceleri konserlere ilgi daha fazlaydı ama tiyatronun da izleyicisi oluşuyor, çünkü Lozan’da, Cenevre’de, Bern’de, İsviçre’nin diğer alanlarında tiyatroya ilgi kampanyası başlattık, bunun etkisinide görüyoruz, bir başarı sağlandı. Biz ilk tiyatroyu buralara getiren değiliz. Bizden önce yapılmış tiyatrolar buralara getirtilip oyunlar sergilenmiş ama çok uzun zaman aralıklarıyla getirtildiği için tiyatro kültürü buralarda kalıcı olamamış. Örneğin adam ADAM oyunu için ilgi ve davet kampanyası, oluşturduğumuzdan katılımın iyi olacağını düşünüyoruz, tiyatro oyunları sık aralıklarla devamının olması gerekiyor, ilgiyi diri tutmak gerekir.

Tiyatronun, adam ADAM oyununun içeriği ve konusu hakkında bir bilgi alabilir miyiz?

Oyunun içeriği politik, trajik komik bir oyun, göçmenliğe dönük bir oyundur. Göçmenliği anlatan ve göçmenlerin neden göç ettikleri ve dönüşünden sonrasını anlatan bir oyundur. 1980 döneminde görülen işkenceler ve sonrası mizahi bir dille ele alınmış, güldürürken düşündüren tarzdan. Gördüğü zülüm ve işkenceden kaçıp Avrupa’ya gelmiş, siyasi sığınmacı olduğu için uzun yıllar ülkesine dönememiş, aftan yararlanıp döndüğünde ise acısını, tramvasını yaşamış bir aydının trajık komik hikayesi. Neden insanlar ülkelerini terk etmek zorunda kaldığını anlatıyor. Düşünüyoruz, bu bir tercih değil aslında, zorunluluk oluyor yerini yurdunu terk etmek.

Her insan doğduğu, gözlerini ilk açtığı yeri düşler ve unutmaz diyorsunuz?

Tabiki böyledir, biz içerden olduğumuz için böyle değerlendiriyoruz, dışardan farklı bir sanatçı, izleyici daha başka bir anlam da çıkarabilir.

İleriye dönük tiyatro oyuncusu yetiştirme ekip oluşturma, ilgiyi yaratma gibi projeleriniz var mı?

Tiyatronun önemi ve gerekliliği konusunda insanları ikna etmemiz gerekiyor. Türkiyeliler için genelde politik faaliyetler yerine eğlence gibi faaliyetler daha cazip geliyor. Tiyatro, sinemaya alışmış bir toplum değiliz henüz, gereksiz görünüyor bu büyük bir açık, biz bu açığı kapatmak için birşeyler yapmayı düşünüyoruz. En azında buna adayız. ‘Yalnız Kadın’ diye tek kişilik bir oyun hazırlığı içerisindeyiz. Bir takım çalışmalar uğraşlar sonucu insanlarımız tiyatroya da ilgi duyacaklardır, yeterki izleyiciye birşeyler vermeyi başaralım. İnsanlara tiyatroyu sevdirmek lazım, teknik materyaller elde edebilirsek Radyo tiyatrosu da yapmayı düşünüyoruz.

Kültürel faaliyetler önemli çalışmalardır, gönüllü çalışmak bir yere kadardır, belli bir zaman sonra maddi ve manevi destekler almazsanız yorulmaz mısınız?

Tabi. Maddi anlamda destek almak gerekir. Biz zamanımızı ayırırız ama masrafları karşılayacak konumda değiliz, şu ana kadar herhangi bir kuruma maddi yardım konusunda başvurumuz olmadı. Sahne dekoru için, kostüm için, afişler, tanıtım ve teknik ihtiyaçlar için yardıma ihtiyacımız olacak. Devrimci ve marjinal yapıdan geldiğimiz için zorluklara alışığız veyahut başka ihtiyaçlarımızdan kısıp bu tür aktiviteleri şimdilik yapıyoruz. Şimdiye kadar böyle yürüdü, bundan sonra da bir takım girişimlerde bulunduk ve daha da bulunacağız, canlı yayın yapmayı düşünüyoruz, bu bağlamda girişimlerimiz var.

Radyo Rêdan’ı bize tanıtır mısınız?

Rêdan, oğlumuzun ismidir. Rêdan Kürtçe yol veren, yerini paylaşan anlamına geliyor. Geçen kış internet üzerinde radyo yayını yapmaya başladık. Sitemizi oluşturduk. DJ sistemimizi gerçekleştirdik. Amaç göçmenlere yönelik bir medya, kültür ve sanatı işleyecek bir radyo oluşturmak. Kendi hikayelerimizi anlatmak. Her göçmenin bir hikayesi var. Her göçmenin hafızasında oluşan farklı farklı değerler var. Her göçmen bir yetenektir, bir enerjidir, bilgidir ve tarihtir. Bunları radyomuzda daha da geniş işlemek istiyoruz. İnsanlarımızın kimi şiir okudu, kimi yazdıklarını paylaştı, röportajlar yapıyoruz, müzik dinletisi yapıyoruz, çeşitli aktiviteleri, eylemleri radyoda yayınlıyoruz.

Kültürel aktivitelerinizi kucaklayacak çalışmalarınızı kolaylaştıracak bir dernek veya kurum da açmayı düşünüyor musunuz?

Tabiki o yönlü çalışmalarımız da var, bir dernek çalışması, tüzük hazırlandı. Derneğin adı da Göçmen Gazeteciler Derneği.

Göçmen çocuklarına yönelik de çalışmalar, aktiviteler düşünüyor musunuz? Genelde çocukları aktivitelerde bulunan aileler faaliyetlere daha da duyarlı olmuyorlar mı?

Evet. Bu doğru. Radyoda çocuklar için masal dinletisi, danslar, skeçler ve müzik gibi aktiviteler düşünülür tabii ama yer, lokal sorunumuz var.

Teşekkürler

Biz teşekkür ederiz.

Ali Korkmaz