Haydar Sancar- Halkın inisiyatifi kazandı

31

Yaklaşık 4 ay öncesine kadar, anket sonuçlarından hareketle kabul edileceğine kesin gözüyle bakılan, İsviçre Halk Partisi (SVP)’nin ‘Durchsetzungsinitiative’ adı altında oylamaya götürdüğü ırkçı-ayrımcı yasal değişiklikler, 28 Şubat günü sandıkta halkın barikatına çarptı. İnisiyatif yaklaşık %60’lık hayır oyuyla ret edildi.

Son onlarca yılın en dikkat çekici, tansiyonu en yüksek oylamalarından biri olma özelliğini de kazanan, Durchsetzungsinitiative oylaması, katılım oranı açısından da ilk kadınlara seçme ve seçilme hakkının tanındığı 1971 yılından buyana yapılan oylamalar içerisinde ilk 5’te yer aldı. Katlım oranının bilinen halk oylamalarının ortalamasının üzerinde olması, halkın mevcut durumu kritik olarak görmesiyle de ilgilidir. Bu neticenin uzunca bir süredir göçmen ve sığınmacı haklarının yok edilmesi merkezli yapılan halk oylamalarında SVP’nin aldığı en önemli yenilgi olarak ortaya çıkmasının, bu partinin kaynağı olduğu göçmenler ve sığınmacılar üzerinden saldırı politikasından, duruma bağlı olarak bir süre ekmek yiyememesine neden olacağına kuşku yok. Ancak, diğer burjuva partiler de SVP’nin dişleri arasına sıkışmış, yabancılık elbisesinden fırsat bu fırsat deyip parsa kapmak üzere, yürürlülükteki yasaları daha da sertçe uygulamak suretiyle bir uzlaşı içerisine girerek, hem SVP karşısında güç kazanmaya hem de halkı bu yolla da arkalarına takmaya çalışacaklardır.

Elit tabakaya, üst yapı bürokrasisine karşı, İsviçre halkının egemenliğinin tek savunucusu ve halkın çıkarlarının yegâne güvencesi olduğu iddiasıyla, yürüttüğü her türlü kampanya, propaganda ve politik faaliyetlerde, karşısında ciddi bir muhalefet görmeden, basamakları zıplayarak çıkan partinin bu oylamada karşısına halkın kendisinin çıkmasının, yakın tarih veri olarak alınırsa, alışılmış bir durum olmadığı aşikârdır. Dolayısıyla bu ‘alışılmamış’ durum; bilinen tarzda halk oylamalarında, siyasi partilerin, sivil birlikler, dernekler ve kiliselerin çağrıları arasında, dalkavuk bir politik güzergâhla işin kazananı olma durumunda bulunan SVP’nin karşısına bu defa halkın bağ- rından çıkan bir muhalefetin dikilmesi de SVP ‘sihrini’ bozan önemli bir rol oynadı. Kasım ayı başlarında yapılan ön değerlendirmelerde, ırkçı inisiyatifin %66’lık bir oranla kabul edileceği varsayılıyordu. İnisiyatif karşısında, hayır oyu verme çağrısı yapan diğer parti ve çevreler, işveren örgütleri, emekçilerin hak ve kazanımlarının söz konusu olduğu oylamalarda milyonları karşı kampanyalara yatırırken, yaptıkları hayır çağrılarına rağmen, karşı kampanya için kuruş bile harcama gereği hissetmemeleri iki yüzlü- lüklerinin en sağlam kanıtı durumundaydı. Keza vaziyet diğer oylamalarda olduğu gibi bir seyir izlemiş olsaydı sonucun evet olacağı kesindi. SVP kar- şısında, diğer siyasi parti ve çevrelerden ciddi bir hareketlenme görmeyen, sanatçı, bilim insanı, hukukçu, öğrenci ve duyarlı emekçilerin başlattığı girişim ve, halkın bağrından halkın kendisine yapılan çağrı ile göçmenleri hukuk karşısında bile ötekileştirerek ikinci sınıfa iten, ırkçılığı körükleyen inisiyatife karşı demokratik bir devletin taşıması gerektiği karakterin ve insan hak ve hürriyetlerinin tavizsizce korunması gerektiği vurgusu esas alınarak bir mücadele başlatıldı. Halkın bağrından çıkan bu çağrıya verilen yanıt ise pozitif oldu. Hem oylamaya katılım oranı %62 civarına yükseldi, hem de kabulüne kesin gözüyle bakılan inisiyatif tepe taklak edildi.

28 Şubat oylamasında elde sonuç sadece ırkçı-ayrımcı bir inisiyatifin ret edilmesi değil elbette. Kurduğu her cümlede İsviçre halkı diye başlayan ve halkı bu kadar istismar eden gerici, ırkçı siyasi bir mihrak karşısında, halkın kendisinin örgütlenme ve mücadele çabasının süre kısa dahi olsa da sonuç getirici olduğunun yine bizzat halkın kendi güçleri tarafından pratikte bir kez daha görülmesi, kazanım açısından daha önemli nesnel bir durumdur. Bu deneyimin, sonraki dönemlerde ortaya çıkacak saldırı planlarında ve gerici inisiyatiflerde belirleyici rol oynayacağını ise şimdiden söyleyebiliriz.