Hasan Tahrawi: ‘Bu anlaşma direnen Filistinliler için büyük bir kazançtır‘

‘Kalıcı ateşkes‘ kararı sonrasında Filistinli (Gazzeli) gazeteci Hasan Tahrawi gazetemizin sorularını yanıtladı

İsrail’in Gazze’ye saldırısının 51.gününde ‘’kalıcı ateşkes ‘’ sağlandığı ileri sürülüyor, siz öncelikle son savaşın gerçek nedenlerini açıklarmısınız?
İsrail’de Filistinli örgütler de hazırlıklı ve planlı görünüyordu, ayrıca IŞİD liderinin İsrail bağlantısı ve aynı anda IŞİD’in Irak’ta koordineli, katliamcı bir saldırganlıkla Kürt bölgesine girmeye kalkışı, ABD ve Avrupalı enperyalistlerin İsrail’e destekleri; Ortadoğu’yu kana bulayanların aynı halk düşmanı güçler olduğunu gösteriyor, siz ne dersiniz? İsrail, 51 gün boyunca uçakları, tankları ve savaş gemileri ile Gazze’ye havadan, karadan ve denizden geniş ve vahşet dolu bir saldırı gerçekleştirmiştir. Saldırıda 2143 Filistinli şehit düşerken 11 bin Filistinli yaralandı. On binlerce ev yok edilerek 250 bin kişinin evsiz kalmasına neden oldu.

Bu saldırı Siyonist İsrail’in gerçek yüzünü göstermiştir; hak, hukuk ve uluslararası yasaları hiçe sayarak Gaza şehrini yok etmeye çalışmıştır. Sandı ki bu ölüm ve yıkım karşısında Filistin halkı beyaz bayrak kaldırıp teslim olacak! Fakat Filistin halkının bu büyük acı ve kanayan yaraya rağmen sergilediği onurlu direniş, tarihsel bir dönüm noktası yaratmıştır. “Yenilmeyen Siyonist ordu” efsanesinin yıkıldığı bu dönemde, son sözün Direniş’in sözü olduğu bir döneme kapı aralanmıştır. Şucayyie, Beyt Hanun, Han Yunus ve Refah’ta işgal güçlerine karşı sergilenen direnişle gerçekleşen askeri gelişme yeni bir denklem yaratmıştır, onlarca işgal askerini öldürürken yüzlercesini yaralamıştır. İsrail’in iki askeri kaçırılmış, Ben Gurion havaalanını işlemez hale getirilmiş ve Gazze Şeridi etrafını boşaltılarak, İşgalci’nin “iç cephesini” sarsılmıştır.
Siyonist işgalci, askeri üstünlüğüne rağmen, Filistin direnişinin alt yapısını çökertme, Gazze’yi silahsızlandırma, güvenlik izolasyon bölgesi uygulama, füzelerin ateşlenmesini engelleme gibi amaçlarının hiçbirini gerçekleştirememiştir. Bu saldırı devam ederken IŞİD denen örgüt, Irak’ta ve Suriye’de vahşi saldırılarını devam edmekteydi. Rojava halkını, Ezidileri ve Hıristayanlar’ı katlediyordu. Amacı, mezhep farklılıklarından yararlanarak kaos ortamı yaratmaktı. Bu durum, Siyonist İsrail’in ve emperyalist ülkelerin işine gelmektedir. İlginç olan, IŞİD’in lideri Ebu Bekir Bagdadi’nin yahudi olduğunu ve İsrail ile bağlantılı olduğunu ispat eden belgeler ortaya çıkmıştır.
Savaş çok kanlı sürdü, filistinliler çoğu sivil çocuk genç yaşlı iki bini aşkın kayıp verdi ,70 kadar İsrail askerini safdışı bıraktı, filistin için uluslararası destekleri, halkların protestolarını yeterli buluyormusunuz?
2 aya yakın İsrail uçakları ve tankları Gazze’yi bombalarken, BM ve diğer uluslararası kuruluşlar sessiz kalmış, ABD ve bazı Avrupa ülkeri İsrail’e destek vermiştir. Dünya halkları, Filistinlilerin onurlu mücadelesi destekleyip büyük dayanışma göstermiştir. Başta Latin Amerika ve Avrupa halklarının sergilediği tutum ve destek, Filistin halkının direnişine büyük katkı sağlamıştır. Aynı şeyi ne yazık ki Arap halkları için söylemek mümkün değil. Tunus ve Cezayir dışında kitleler sokaklara çıkıp gereken dayanışmayı göstermemiştir.
‘’KalıcıAteşkes’’ kararı sonrasında Mahmut Abbas, ABD ve Katar’a teşekkür etti, ateşkes görüşmeleri Kahire’de Mısır’ın arbulucuğunda İsrail ve Filistinli örgütler arasında sürüyordu? Gerçek durum nedir? Arap ülkelerinin, Mısır ve İran’ın rolü ne oldu?
Hiçbir savaş sonsuza dek süremez. Kahire’de varılan ateşkes anlaşmasıyla, Filistin direniş gruplarının şart koştuğu çoğu maddeyi kabul ettirip önemli bir zafer kazanmıştır.

Anlaşmaya göre:
-İsrail saldırılarını şartsız koşulsuz durduracaktır.
-Gazze’ye uygulanan ambargoya son verilecektir.
-Gazze’deki sınır kapıları açılacaktır
-Filistinli balıkçılar 6 mile kadar açılabilecekler.
-Ertelenen bir madde: Gazze Limanı ve Gazze Havalimanı’nın açılması için bir ay sonra görüşmeler başlayacaktır.

Bu anlaşma direnen Filistinliler için büyük bir kazançtır. Verilmeyen hakların kazanılmasında tek yolun direnmek olduğunu tüm dünyaya gösterdiler. Özellikler İsrail ile barış sürecini destekleyen Filistin Devlet Başkanı Mahmut Abbas ve ekibinin saldırı süreci ve sonrasındaki söylemleri Filistin halkını kızdırmıştır. Abbas, Amerika ve Katar’a teşekkür ederken Gazze’de direnenlere ve direnişin gerçek destekçileri olan İran, Suriye ve Hizbullah’a teşekkür etmemiştir. Abbas’ın bu tutumu şaşırtıcı değildir. Abbas, silahlı direnişe karşı olduğu gibi, Filistin’in tek kurtuluş yolunun İsrail ile masaya oturmak olduğunu savunmuştur.

Bir Filistinli ve Gazzeli olarak , okurlarımıza son olarak neler söylemek istersiniz?
Bir Filistinli olarak teşekkürlerimi sunarım. Bu süreçte desteklerini bizden esirgemediler. Türkiye’nin birçok noktasında sol partiler ve gruplar, protestolarıyla ön plandaydılar. Bu savaş, siyonizme ve emperyalizme karşı sürdürdüğümüz ortak bir savaştır.

ARKADAŞ 2014