Fuat Akyürek- Zenginler ve yoksullar

Dünyanın en zengin yüzde 1’nin servetinin toplamının, dünyanın geri kalan yüzde 99’unun toplam servetine eşit olduğunu, 2015’te dünyanın en zengin 80 kişisinin toplam gelirinin 2 trilyon dolar arttığını, buna karşın en fakir 3.6 milyar insanın gelirinin 1 trilyon dolar düştüğünü, yine 2015’de en zengin 62 kişisinin toplam servetinin 3.6 milyar insanın toplam servetine eşit olduğunu duyduğunuzda neler hissedersiniz? Eğer “zenginin malı züğürdün çenesini yorarmış” diye düşünüyorsanız, bütün bunlarla her geçen yıl biraz daha kötüleşen yaşam ve çalışma koşulları arasında bir bağ kurmuyorsanız, bu şu anlama geliyor; dünyanın sömürülenleri ve ezilenleri olarak soyulmanızı sessizce izlemeye devam edeceksiniz.

Yukarıdaki veriler İngiliz yardım kuruluşu OXFAM’ın Credit Suisse’in Ekim ayı verilerine dayanarak hazırladığı rapordan alınmıştır. Yani gerçekliği ve ciddiyeti konusunda hiç bir kuşkuya yer yoktur. Meşhur Davos görüşmeleri öncesinde yayınlanmış, dünyayı yöneten sermaye sahiplerinin bu soruna eğilmesi, “duyarlılık göstermeleri” amaçlanmıştır. Ancak kolayca anlaşılacağı gibi dünyaya yön verenlerin, onu yönetenlerin bu büyük soruna verebilecekleri bir yanıt, alabilecekleri bir önlem bulunmamaktadır. Zenginler ile yoksullar arasında giderek derinleşen bu keskin eşitsizlik uçurumu gelecek yılların en büyük problemi olmaya devam edecektir.

Büyük sermayenin, ya da başka bir ifade ile mali sermayenin –finans kapitalin- kesin bir egemenliğini yansıtan bu tablo, aynı zamanda başka bir gerçeği de tüm çıplaklığı ile açıkça ortaya koymaktadır: günümüz kapitalizmi, yani tekelci kapitalist sistem çürümenin, asalaklığın ve yozlaşmanın doruklarına varmıştır. Marksizmin büyüklerinden Engels 19.yüzyılın sonuna doğru kapitalizmdeki yoğunlaşma ve merkezileşme eğilimine dikkat çekmiş, olacakları adeta önceden haber vermişti. Dahası emperyalizmin çürüyen, asalak ve çürüyen bir kapitalizm olduğu tespitini Lenin geçen yüzyılın ilk çeyreğinden önce maddi verileri ile ortaya koymuştu.

Ortaya çıkan bu tablo sadece kapitalizmin amansız savunucularının kapitalizm üzerine yaptıkları güzellemelerin kofluğunu ve boşluğunu ortaya koymuyor, aynı zamanda kapitalizmin reformlarla islah edilebileceğini ileri süren her türden sosyal-demokrat, sosyal reformist akımında kesin bir iflasını gösteriyor. Bugün dünyayı yöneten sermaye baronlarının insanlığın önüne koydukları tek şey savaşlar, açlık, yıkım ve yoksulluktur. İşçi sınıfı daha yoğun bir sömürüye tabi tutuluyor, ürettiği zenginlikler karşısında yığılırken kendi yoksulluğu her geçen yıl biraz daha büyüyor.

Çok değil, bundan üç, beş ay önce merkezleri Roma’da bulunan BM Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ile kardeş kuruluşları Dünya Gıda Programı (WFP) ve Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu (IFAD) bir rapor açıklamıştı. Bu rapora göre yaklaşık her 9 insandan birinin aç olduğu, toplam aç sayısının 795 milyon kişi olarak ölçüldüğü bildiriliyordu. Bunun yaklaşık 300 milyonunu çocuklar oluşturmaktadır. Oysa bugün dünyada üretilen gıda miktarının yaklaşık 10.5 milyar insana rahatlıkla yetebileceği hesaplanmaktadır. Yine yapılan araştırmalar günümüzde dünya nüfusunun yarısının günde 2 dolardan, 1,5 milyar insanın ise günde 1 dolardan daha az bir gelirle yaşadığını ortaya koymaktadır.

Bugünün dünyasının gerçekleri en kalın çizgileri ile böyledir. Diğer taraftan artık üretimin robotlarla gerçekleştirildiği bir dünyaya doğru gidildiği söylenmektedir. Kuşkusuz bilim ve teknoloji gelişiyor ve üretim artıyor. Ancak kapitalist üretim biçiminin doğal sonucu kapitalist bölüşüm biçimidir. Üretimin toplumsallaşıyor ama mülk edinmenin bireysel biçimi devam ediyor. Kapitalist üretim biçimi bir tarafta bir gurup azınlığın zenginliğini, diğer tarafta kitlelerin yoksulluğunu biriktiriyor. Bu büyük sorunun çözümü kapitalist sistem içinde olanaklı değildir. Yeni bir toplumsal devrimler çağının, büyük alt üst oluşların kapıyı çalması gerekiyor. Burada ana hatları ile kısaca özetlenen bugünkü mevcut durum dünyanın yeni alt üst oluşlara doğru büyük bir hızla ilerlediğini ortaya koymuyorsa, başka neyi ortaya koyuyor ki?