FUAT AKYÜREK- SAYILMAYAN SEÇİM!

7 Haziran seçimleri Saray tarafından iptal edildi! Bu elbette böyle dümdüz gerçekleşmedi. Seçim sonuçları açıklandığında tek başına hükümet olamadığını gören, kendi deyimi ile “yasasız fiili başkan” Erdoğan 3 günlük şokun ardından yeni bir oyunla ortaya çıktı. Bu oyun oldukça basit ama etkiliydi! Meclis aritmetiği AKP dışındaki bir koalisyona olanak tanımıyordu. O halde koalisyon görüşmeleri yapıyor gibi görünüp 45 günlük anayasal süreyi doldurduktan sonra ülkeyi yeniden seçimlere götürmek gerekiyordu. Umulan AKP’nin tek başına hükümet olması, böylece “seçmenin yaptığı yanlışı görmesi ve bunu düzeltmesiydi.” Çünkü Erdoğan ve AKP, seçmenin AKP’nin tek başına hükümet kurmasını engellemesini yapılan bir “yanlışlık” olarak görüyorlardı.

Şimdi 1 Kasım’da ülke yeni bir seçime gidiyor. Politik koşullar ana hatları ile 7 Haziran seçimleri öncesinde nasılsa şimdi de öyle. Ama olayların kendi içerisinde gelişim gösterdiğini, ülkenin hem kendi içinde, hem de bölgesinde savaş ve kaos ortamına sürüklenmesinin hız kazandığını tespit etmek gerekiyor. Ama bu koşullar Saray’ın gerici ve uğursuz hesaplarının tutacağına ilişkin güçlü belirtiler ortaya koyuyor mu, yoksa gelişmeler başka sonuçlar mı ortaya çıkaracaklar?

Bugünden ortaya çıkan belirtiler Saray’ın beklentilerinin gerçekleşmeyeceği yönündedir. Saray, AKP ve arkasına aldığı ordu komuta heyeti ve yüksek bürokrasi ile içerde ve dışarıda savaş ve terörü tırmandırarak, AKP’ye tek başına hükümet olma yolunu açmayı hesaplamaktadır. Milliyetçi ve şövenist kışkırtmalarla milliyetçi oyları toparlamayı, MHP’den oy devşirmeyi başararak parlamento da 276 sayısının üzerine çıkmayı hedeflemektedir. Böylece anayasa ve yasaları tek başına değiştiremese de “fiili başkanlık” sistemini devam ettirmeyi, ülkeyi daha fazla kan ve ateş denizinin içine atmayı başaracağını ummaktadır.

Henüz erken ama politik gelişmelerin seyrine, yapılan anketlerin sonuçlarına bakıldığında Erdoğan ve AKP’nin bu gerici hesaplarını gerçekleştiremeyecekleri görülmektedir. HDP oy kaybetmek bir yana oylarını artırmaktadır. Cenazelerin gelmesi ile AKP lehine oy artışı umulmaktaydı, ama cenazelerde bakanlar yuhalanmakta, asker yakınları Saray’ın çıkarları uğruna tırmandırılan bu savaş ve terör ortamına isyan etmektedirler. Halkın büyük çoğunluğu tırmandırılan bu savaş ortamının Erdoğan’ın kişisel çıkarlarını gerçekleştirmek için yaratıldığına inanmaktadır. Yolsuzluk ve hırsızlık olayları halkın belleğinde henüz çok canlıdır ve halk sorumlulardan hesap sorulmasını istemektedir.

Politik koşullar ana hatları ile böyleyken, ülke ekonomik olarak daha kötü koşullara doğru sürüklenmektedir. Türk lirası Dolar, Evro, Frank gibi paraların karşısında sürekli değer kaybetmekte bu durum düzenli devalüasyon olarak halka yansımaktadır. İşçi sınıfı ve emekçi halkın yaşam ve çalışma koşulları sürekli kötüleşmektedir. Yaklaşan kışın bu durumu daha da ağırlaştıracağı şimdiden görülmektedir. Özellikle metal işçilerinin büyük direnişleri ile yeni bir döneme adım atan işçi mücadeleleri yükselme eğilimi göstermekte, büyük sermayeyi ve hükümeti artık hiç bir şeyin eskisi gibi olmayacağı konusunda güçlü uyarılarda bulunmaktadır.

Seçim genel olarak yurt dışında, özel olarak yaşadığımız ülke İsviçre’de de burada yaşayan Türkiyelilerin dikkat merkezine girmiş durumdadır. 7 Haziran seçimleri yurt dışında kullanılan oyların önemini açıkça ortaya koydu. Bu seçimlerde de Türkiye’de demokrasi, barış ve özgürlüğün egemen olması için oy kullanmak, demokrasi ve barış güçlerini desteklemek gerekiyor. Bitirirken vurgulamak gerekir ki, Erdoğan ve AKP’nin gerici ve uğursuz oyunlarını bozmak ve bozguna uğratmak olanaklıdır. Seçimlerle ve parlamento dışında yapılacak muhalefetle bu gerçekleştirilebilir.