FUAT AKYÜREK-HALKLARIN BİRLİĞİ

 

Ortadoğu kendi tarihinin en ağır bunalımlarından birini yaşıyor. İslam Devleti adını almış IŞİD çeteleri ortalığı kan gölüne çevirmeye devam ediyorlar. Bu çetelerin şimdiki hedefi Rojova’nın Kobani Kantonu. Buradaki Kürt Halkı kendi güçleri ile IŞİD çetelerine direniyorlar ve bu çetelerin, bölgenin diğer halkları içinde bir özgürlük alanı olan kantonlarını yıkamayacağını tüm dünyaya ilan ediyorlar. Bu direniş tüm dünyada yankılandı ve bunun karşılığı olarak bölgenin ve tüm dünyanın ilerici ve demokrat güçleri Kobani halkı ile dayanışma içindeler.

Ortadoğu’nun Irak ve Suriye’yi de içine alan bu kısmı kuşkusuz bir anda böylesi bir durumun içine düşmedi. Irak’ın işgal edilmesinden sonraki gelişmeler bir devlet olarak Irak’ı büyük oranda çözdü, Irak halkını mezheplere ve aşiretlere bölen gerici bir yolu ardına kadar açtı. Ardından Suriye’ye karşı başlayan ve buraya emperyalizmin hizmetindeki şeriatçı çetelerin sızdırılması ile devam eden emperyalist müdahale Suriye’yi de büyük bir kaosun içine sürükledi.

Irak ve Suriye’de başta ABD olmak üzere büyük emperyalist güçlerce yaratılan bu kaos ortamında Çeçenistan, Afganistan, Bosna vb gibi yerlerde sözde din adına ama, özünde emperyalist çıkarlar için savaşmış çeteler hiç bir zorlukla karşılaşmadan geliştiler. Öncelikle Irak’ta yönetimden dışlanmış ve hoşnutsuzluk içindeki Sünni aşiretlerle kurulan geçici ve kalıcı koalisyonlarla Irak’ta hızla ilerlediler ve Musul’u ele geçirdiler. Ancak çeteler burada durmadılar ve Ezidilere saldırarak Şengal’de büyük bir katliam yaptılar ve özerk Kürt bölgelerine yöneldiler.

Bu durum bölgeye ilişkin köklü çıkarlara sahip ve farklı planları olan ABD’yi harekete geçirdi. ABD, yaratılmasında önemli katkısının olduğu bu çetenin yaydığı dehşeti de kullanarak BM’yi de harekete geçirerek bir koalisyon oluşturdu ve IŞİD’e karşı etkisi çok tartışmalı hava saldırılarına başladı. Fransa ve bazı Arap ülkeleri de bu saldırılara katılıyorlar. Ama bu yazı yazıldığı sırada IŞİD’in Kobani’ye yönelik saldırıları sürüyordu.

Bölge genelindeki gelişmelere ve bunların yaratığı etkilere bakıldığında genel olarak şunları söylemek olanaklıdır. Özellikle ABD emperyalizmi IŞİD’in kaldırdığı toz duman arasında bölgeyi kendi stratejik çıkarları temelinde yeniden dizayn etmek istemektedir. Bu emperyalist stratejik çıkarlar arasında bölge halklarının ve ülkelerin yakın zamanda barışa ve istikrara kavuşması bulunmamaktadır. Şimdiye kadar ki gelişmelerin de kanıtladığı gibi bölgeye yapılan her emperyalist müdahale daha derin bir kaosa ve kargaşaya yol açmaktadır.

Şimdilerde başta AKP Hükümeti olmak üzere bölgenin diğer gerici hükümetleri özellikle Suriye’ye yönelik daha kapsamlı müdahalelere hazırlanmaktadırlar. AKP Hükümeti bu amaçla Meclis’ten geçirmek üzere bir tezkere hazırlamaktadır. Erdoğan ve diğer yetkililer tarafından yapılan açıklamalar bakıldığında, yürütülen bu hazırlıkların özerk Kürt Kantonlarını hedef aldığı açıkça görülmektedir. AKP Hükümeti Rojova’nın ezilmesini ve dağıtılmasını istemekte, cepheyi Suriye merkezi yönetiminin devrilmesine kadar genişletmeyi hedeflemektedir. Hükümet, ABD’yi ve diğer Batı’lı güçleri buna zorlamaktadır.

Açıkça görülmektedir ki, bölgeye yönelik emperyalist ve onların işbirlikçisi konmundaki gerici güçlerin müdahalesi, bölge halkları için daha fazla kaos, kan ve gözyaşı getirmektedir. Buna karşın bölge halklarının din, mezhep, etnik faklılıklar gözetmeden, birbirlerinin temel haklarına saygı göstererek, kendi aralarında kuracakları dayanışma ve mücadele birliği, her türlü gerici saldırıyı boşa çıkarma ve püskürtme potansiyeli taşımaktadır. Şimdiden bu potansiyelin öncü güçlerini Rojova ve demokratik, laik Kürt güçleri, onlarla dayanışma içerisindeki Türkler ve Araplar oluşturmuş durumdadır. Bitirirken vurgulamak gerekir ki bölgedeki emperyalist ve gerici hesapları ancak mücadele birliği yapan halklar boşa çıkarabilirler. Şimdi bu dayanışmayı ve mücadeleyi büyütme zamanıdır.