Fuat Akyürek- HALKIN TOKADI!

Türkiye’de genel seçimler yapıldı ve AKP ve Erdoğan suratlarına halkın tokadını yediler. Gerçi tokadın şiddeti osmanlı tokadı olup, onları sırt üstü yere sermedi ama tokadın şiddeti tek parti, tek adama ilişkin gerici, faşist diktatörlük hayallerini yerle bir etmeye yetti. AKP tek başına hükümet bile kuramaz duruma düşürüldü, Mussolini olmaya heveslenen diktatör bozuntusunun hesapları altüst oldu.

Seçimin ilk önemli sonucu bu ise, ikinci ve ilk sonucun ortaya çıkmasına yol açan gelişme de HDP’nin barajı, hem de beklenenin üzerinde bir oy oranı ile yıkması oldu. HDP Kürdistan’da AKP’yi büyük ölçüde bu coğrafyadan silerken, ülkenin Batı yakasında da önemli bir oy oranına ulaşmayı başardı. HDP’nin Diyarbakır’da 10, İstanbul’da 11 milletvekili çıkarması, 400 bin civarında daha fazla oy alması adeta bu yeni durumun ve gelecekte neler olabileceğinin –altta kısaca değinmeye çalışacağız- özeti ve habercisi gibi.

Seçimin şu anda ortaya çıkmış kesin sonuçları şunlar: AKP Hükümeti düşmüş durumdadır. Dahası AKP tek başına hükümet kurma şansına artık sahip değil. Muhalefet partileri mecliste AKP’den daha fazla bir çoğunluğa sahipler ve bu durum meclis çalışmasının bütün yönlerini etkileyecek özellikler taşıyor. Seçimin ikinci önemli sonucu Kürt Sorunu’nun kürdüyle, türküyle ülkenin genel sorunu olarak daha güçlü bir meşruiyet kazanması, kabul görmesi ve artık pratik çözümü için geç- mişe oranla daha güçlü bir zemine kavuşmasıdır. Gericilik ve statükoculuk eski zeminini kaybetmiş, sahip olduğu temeller yerinden oynamıştır.

Kuşkusuz seçimlerin bu sonuçlara yol açmış olması ülkede demokrasi, barış ve özgürlük sorunlarının çözüldüğü anlamına gelmiyor. Ama gericiliğin yoğunlaşması ve mevzi kazanmasının önü kesilmiş durumdadır. Şu anda koalisyon görüşmeleri yapılıyor ve hangi bileşimde bir koalisyon yapılaca- ğı şimdilik belirginlik kazanmış durumda değil. AKP-MHP koalisyonu dışındaki tüm koalisyon seçenekleri ülkede politik atmosferin zaten değişmekte olan havasını daha güçlü bir biçimde geliştirecek gelişmelere kapıyı aralayacaktır.

Gelelim HDP’nin seçimden kesin bir zaferle çıkmasının politik anlamına: HDP’nin barajı yıkıp geçmesi ve istanbul, İzmir başta olmak üzere batı illerindeki oy dağılımı ve Kürdistan’da sağladığı kesin üstünlük Kürt Sorunu’nun demokrasiye dayalı, eşit hakları içeren çözümü için güçlü bir zemin ortaya çıkarmıştır. Demokratik bir anayasa, halkların eşit hakları ve bu hakları güvenceye alan yasalar, özellikle ana dilde eğitim sorununun çözümü için mecliste ve meclis dışında verilecek mücadele, bu sorunun çözümünde AKP Hükümeti’nin dayatmaya çalıştığı gerici “çözüm” saldırısını püskürtecek, demokratik ve barışçi bir çözümün önünü açacaktır.

Seçim çalışmaları, ittifaklar üzerinden elde edilen kazanımlar kanıtlamıştır ki, bu ittifaka katılmayan, bu konuda tereddüt gösteren kesimler -eğer bunların farklı niyetleri yoksayanılmışlar ve yanlış hesaplar yapmışlardır. Şimdi bu ittifakın ve güç birliğinin daha geniş kesimleri kapsaması, halk hareketinin merkezine yerleşmesi için koşullar oldukça elverişli bir hale gelmiştir. Bu yapılabildiği taktirde ülkenin genel olarak demokratikleşmesinin, Kürt Sorunu’nun çözümünün önü açılacak ve Türkiye’nin bölgesinde gericiliğin güçlü bir merkezi olması engellenecek, bölge halkları arasında barışçıl, kardeşçe ilişkiler kurmanın koşulları doğacaktır. Kısacası tarihi seçim, tarihi sonuçlar doğurmuştur ve şimdi bu sonuçların pratik olarak yaşama geçirilmesi için yeni bir mücadele dönemi başlamaktadır.