Filistinliler için, bu karar yok hükmündedir

4

Filistinli Gazeteci Hasan Tahrawi; ABD Başkanı Donald Trump’ın, ‘’Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıması kararını’’; gazetemize değerlendirdi.

‘‘Filistini gerçekten desteklemek için, terörist İsrail ile ilişkileri, en alt düzeye çekmek hatta bu ilişkileri kesmek şarttır’’

ABD başkanı Donald Trump’ın Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıma kararının; siyasi, ahlaki ve uluslararası kanunlar bakımından hiç bir anlamı yoktur. Filistinliler için, bu karar yok hükmündedir ve Filistin halkının mücadelesinde fazla bir etki bırakmıyacaktır. Çünkü, Filistin – İsrail sorunu; sınır sorunu ya da ‘Bu şehir senin bu şehir benim sorunu ‘ değildir. Sorun, Filistinliler için, ‘olmak ya da olmamak sorunu’dur .

Bunları söylerken bazı detayları unutmamak lazım; Trump’in kararında ,çok tehlikeli hususlar bulunmaktadır. Bu karar, ABD’nin İsrail’i ne kadar desteklediğinin bir göstergesidir. Alınan karar, İsrail’in Filistin topraklarına yaptığı isgali meşrulaştırmaktadır. Trump’ın kararı neticesinde; ABD, büyükelçiliğini Doğu Kudüs’e taşırsa; bu diğer ülkeleri de, aynı adımı atma konusunda cesaretlendirir.

Bu adım karşısında, Filistin halkı çesitli gösteri ve yürüyüşler düzenleyerek , karara karşı tepki gösterdi. Bu tepkiler sırasında 16 filistinli, israil askerleri tarafindan öldürüldü. Ayrıca yüzlerce kişi yaralandı, 1200 kişi tutuklandı. Olaylara paralel olarak, Filistin örgütleri (Hamas, El fetih, FHKC ve diğerleri) Trump’ın kararına karşı sert bir tutum aldılar. Bahsi geçen bu filistinli örgütler, olay karşında işbirliği kararı alıp, halk hareketini her türlü desteklemişlerdir. İsbirliği kararı gereğince halk hareketini geliştirerek 3. İntifadayı başlatmak için çalışılacaktır .

Filistin sol hareketi, Özellikle FHKC, alınan kararların dışında Hamas-El Fetih anlaşmazlığının, bir an önce sonlanmasını ve filistinliler arasındaki birliğin; hızlı bir şekilde gerçekleştirilmesini istedi. İlaveten Filistin yönetimi’nin 1993 yılında imzaladığı Oslo anlaşması’nın iptal edilmesi gerektiğini, bu anlaşmanın, Filistin’e barışı getirmediği gibi, başkenti Kudüs olan bağımsız Filistin Devleti’nin kurulmasını da, sağlamadığını söyledi.

Trump’ın kararından sonra, birçok ülkenin başkentinde halklar, Filistin’in mücadelesini destekleyen gösterilerde bulunmuşlardır. Fakat özellikle Suudi Arabistan, Bahreyn, BAE gibi arap ülkelerine ait yönetimlerde aynı tutum gözlemlenememiştir. Aksine bu yönetimler, İsrail’le gizlice görüşmeler yürütüp diplomatik ilişkiler kurmak istemektedirler. Aynı ülkeler, Filistin yönetimine baskı yaparak, Trump’n kararını kabullendirmeye çalışmış, başkenti Abu-Dis şehri (Kudüs’ün bir mahallesi) olan ve tam bağımsızlığı olmayan bir Filistin Devletini kabul ettirmeye çalışmışlardır.

Bu olaylar gösteriyor ki:

- Filistin halkının mücadelesinin , tüm dünyada fazlasıyla destek gördüğü kanıtlanmıştır.

- Yönetim düzeyindeki Filistin’e dair sözde desteklerin dışına çıkılmadığı, aksine ekonomik, siyasi ve askeri ilişkilerin devam ettiği görülmüştür. Buna örnek olan ülkelerden biri de Türkiye’dir.

- Filistin’i gerçekten desteklemek için; terorist İsrail devleti ile ilişkileri, en alt düzeye çekmek, hatta bu ilişkileri kesmek şarttır.