Emine Şeker Güzel- “Eğer sağa kayış ilerlerse biz göçmenleri zor günler bekliyor”

20

25 Mart’ta Bern Kantonu’nda yapılacak Kanton Meclisi Milletvekili seçimleri öncesi, daha yakından tanımak için içimizden biri Sosyal Demokrat Partisi’nden  milletvekili adayı  Emine Şeker Güzel ile sizler için bir söyleşi yaptık.   

 Özgür Aktaş

 

 

Sizi kısaca tanıyabilir miyiz?                                                                                                                                                                           

Ben 1974 Düzce doğumluyum. 25 yıllık evliyim ve biri 23 yaşında diğeri 7 yaşında 2 çocuk annesiyim. İsviçre’den bilgi işlem mezunu ( Berner Fachhochschule, 2012), Türkiye’den ise İşletme mezunuyum (Anadolu Üniversitesi Batı Avrupa Projesi, 1998). Şuan Bilgi İşlem alanında proje bazlı serbest çalışmaktayım. Ayrıca birçok uyum ve göçmenlik projelerinde gerek parti içerisinde gerekse farklı kurum ve kuruluşlarda gönüllü olarak çalışmaktayım (%20 kendi işimde, %80 gönüllü).

Neden SP’de politika yapmayı tercih ettiniz?

Neden SP diye sorulduğunda ilk vereceğim cevap; SP içerisinde göçmen olarak kabul ve destek görmem, görüş ve düşüncelerimi rahatlıkla ifade etme özgürlüğümün oluşudur. Ayrıca ülkeye yeni gelmiş bir göçmen olarak SP’li kişiler tarafından halimizin hatırımızın sorulması, o dönemlerde benimle ilgilenmeleri ve bazı projelerde bana küçükte olsa rol vermeleri benim SP partisini tanımama fırsat verdi ve İsviçre’ye uyum sürecimi hızlandırdı. Bu küçük roller bana aidiyet duygusunu yaşattığı için SP’den başka bir partiyi düşünemezdim. Hepsinden önemlisi ise; SP çizgisinin benim çizgimle örtüşmesidir. İnsan hakları, özgürlükler ve eşit haklara sahip olmak gibi kavramlar benim için önemli kavramlardır. SP içinde bu kavramlar önemlidir. Hem SP hem ben her ikimizde insan odaklıyız. Bu yüzden kendimi SP dışında başka bir partide düşünemiyorum.

SP içerisinde aktif oluşumun sebebi ise; 2012 yılında Üniversiteden mezun olduğum senelerde eğitimim esnasında çalıştığım bir konuyu araştırmamla başladı. Ben Elektronik Devlet & Elektronik İşletme uzmanlık alanından mezunum. Üniversitede o yıllarda sorun olan seçimlere katılım sorunu üzerine çalışmalar yapıyorduk. İsviçre’de sizinde bildiğiniz gibi seçimlere ve referandumlara halkın ilgisi çok az. Bu sorunu acaba yeni teknolojiler ile çözebilir halkın ilgisini artırabilir miyiz çalışmaları yapıldı ve halen daha yapılmaktadır.

Benim ilgimi ise ‘acaba bu sorun göçmenlerde nasıldır?’ sorusu o yıllarda çekiyordu ve araştırmaya başladım. Bunu öğrenen partiden kişiler 2014 yılında beni aktif seçimlere dahil etmek istediler ve Kanton Milletvekili seçimlerinde aday gösterildim.  Böylece SP içerisinde aktif politikaya başladım. Hedefim göçmenleri mobilize etmek ve oy kullanmalarını sağlamaktı. Kadın oluşum bulunduğum kesimde yankı yarattı ve kısmen de olsa hedefimize o yıllarda ulaştık. Oldukça iyi bir oy potansiyeline ulaşmış olmam parti içerisinde daha önemli rollere (SP Biel-Seeland Bölge yönetimi) getirilmeme sebep oldu.

SP’nin izlediği politik çizgi, bulunduğunuz Bern Kantonu’nda sorunlara cevap verebiliyor mu?

Ben daha çok kendimi göçmenler ve uyum, eğitim ve çalışma politikasına odakladığım için öncelikle bu konularda SP politikasının sorunlara cevap verip veremediği konusunda yorum yapmak isterim.

İsviçre’nin partiler profiline baktığımızda SP partiler içerisinde azınlıkların haklarını koruma, ülkenin ekonomik gelişiminde düşük gelirli halkı unutmama, sosyal hakların kısıtlanmasına karşı koyma gibi bir çok alanda halkın sorunlarına cevap verecek politikalar üretmiştir. İsviçre’de göçmenlik politikasında biz göçmenlerin sorunlarına SP oldukça yeterli cevap verebilmektedir. Örneğin geçenlerde yapılan 3. Nesil göçmenlerin direk vatandaş olmaları desteklemesi gibi daha birçok konuda SP partisi biz göçmenlerden tarafa politika yapmıştır.

Eğitim politikasında ise her çocuğun iyi bir eğitime sahip olması gerektiğini savunan, devlet okullarında bunu sağlayan, çalışan anne ve babaların mağdur olmamaları için devlet destekli çocuk bakımı önerileri getiren, bunun yanı sıra vergi indirimlerinden doğan bütçe açığının eğitimden ve sosyal haklardan kısıtlanarak karşılanamayacağı gibi konularda SP halkın ihtiyaç ve sorunlarına karşılık veren politikalar üretmektedir.

Ayrıca; aile, ulaşım ve halka hizmet, sosyal güvenlik, çevre ve enerji, eşitlik ve daha birçok alanda insan odaklı politikası ile SP bize yaşanılabilir bir İsviçre vaat etmektedir.

SP içerisinde siyaset yapan bir göçmen olarak, sizce ülkenin en önemli sorunları nelerdir?

Ülkenin önemli sorunlardan biri sağa kayışın artmasıdır. Eğer sağa kayış ilerlerse biz göçmenleri zor günler bekliyor demektir. Bizi kara koyun olarak çizen bir görüşün ülkede ne kadar çok kargaşalıklara yol açabileceğini düşünmek bile istemiyorum. Bu konuda biz göçmenler daha çok çaba harcamalıyız ve solu güçlendirmeliyiz.

Buna bağlı olarak bir diğer sorun ise son yıllarda sağ partilerin ırkçılık politikalarını ateşlendirmesidir. Dinler ve kültürler üzerinden yerli halkı kışkırtma politikaları bence engellenmelidir. Yerliler bu partiler tarafından korkutulmakta ve artık uyum yerine gitgide kutuplaşmalar olmaktadır. Buda İsviçre’nin geleceği için büyük tehlikedir. Çünkü İsviçre’de göçmen sayısı küçümsenmeyecek kadar yoğundur.

Bu bağlamda İsviçre’de yaşayan Türkiyeli göçmenlerin İsviçre politikasına ilgisi ve sıkıntıları nelerdir?

2014 yılından bu yana Biel ve Çevresi’nde bu konuyu yakından takip etmekte ve analiz yapmaktayım. Türkiyelilerin bir kesimi İsviçre politikasına oldukça ilgi duyup bilinçli iken diğer bir kesim ya hiç ilgilenmiyor veyahut ta sadece Türkiye politikasına ilgi duyuyorlar. Geçen günlerde yapmış olduğumuz Polit Kaffee programında katılımcılara da aynı soruyu sorduğumuzda aşağı yukarı aynı cevapları duyduk. Neden İsviçre politikasına ilgi olmadığını sorduğumuzda ise katılımcılardan dili ve sistemi çok iyi anlayamadıkları için ilgisiz oldukları yanıtını aldık.

Bu yanıt bana şunu gösterdi; bu tür sorunu olan kişilere kendi dillerinde seçim sistemi ve oy kullanma panelleri yapılmalı ve öğretilmeli. Ayrıca sık sık referandum olan ülkede bir politik danışma hattı kurulmalı.

Göçmen kitle günlük yaşama rahatlıkla dahil olabiliyor mu?

Günlük yaşama dahil olmak demek; sosyal hayata katılabilmek, iş, okul, ev, komşuluk, tiyatro, sinema vs. gibi hayatın içerisinde olan bir çok şeyi yapabilme yetisine sahip olmaktır. Göçmenlerin bir kısmı özellikle sosyal yardım alan veya malulen emekli olan kesim maddi sıkıntılarından dolayı bu saydığımız birçok aktiviteden faydalanamamaktadır.

Ayrıca sağ partilerin elinde olan belediyelerin sosyal yardım kurumlarının da bu tür aktivitelere uyguladıkları tasarruf politikaları sosyalden geçinen göçmenlerin günlük hayata katılımını kısıtlamaktadır.

Bir diğer taraftan inanç veya kültürel olarak radikal olan gruplarda yine özellikle bayanların günlük hayata katılımları da kısıtlanmaktadır.

Biel ve Çevresinde yaşayan birçok göçmen toplumu içerisinde dil sorunu yaşayan göçmenlerde azımsanmayacak kadar çoktur. Bunlarda gerek iş gerekse günlük hayatlarında kısıtlı yaşamak zorundadırlar.

Bir kesim göçmen bunlar genelde 3. nesiller çok fazla günlük hayata katılım sorunu yaşamıyorlar. Çünkü kendilerine iki kültürden bir kültür oluşturmuş oluyorlar ve her iki külltürün içerisinde haraket alanları oluşmuş oluyor. Ayrıca kendilerini artık yerli gibi görüyorlar. Buda onların her alanda rahatça hareket etmelerini sağlıyor.

Irkçı sağcı partiler daha çok yabancılar sorunu üzerinden prim yapmaya çalışıyorlar. Bunu boşa çıkarmanın yolları sizce nelerdir?

Evet doğru. Irkçı sağcı partilerin politikalarını boşa çıkartmanın en pratik çözümü biz göçmenlerin anında bu politikalara tepki vermesi ve gerekli doğru mercilere bildiri göndermemiz olur. Örneğin ırkçı bir ilan veya bildiri gördüğümüzde anında bunu ırkçılığa karşı devlet komisyonuna bildirmeliyiz. Tepkimizi görmeliler ki önlemlerini alsınlar.

Ayrıca biz göçmenlerin politikaya ilgisini daha çok artırıp sol partilere destek vermelerini sağlarsak eğer ırkçı ve sağ partilerin bu tür prim yapmalarının önüne bir nebze de olsa geçmiş oluruz.

Biel gettomu size göre? Sosyal yardım alarak geçinmek zorunda olanların ve göçmen kökenlilerin daha çok olmasının sebepleri nelerdir?

Biel bence getto değildir. Yabancıların yoğun olması demek bir şehrin getto olması demek değildir.  Getto kavramı genelde kavga mekânları, polisin olmadığı yer olarak algılanır. Bence Biel’in güvenlik sorunu bu kavramı gündemi getirecek kadar yoğun değildir. En azından Londra’da olduğu gibi her beş dakikada bir polis sireni Biel sokaklarında duyulmamaktadır.Son on sene içerisinde Biel sosyal bir şehir olduğu için daha çok yalnız çocuk büyüten anneleri ve emeklileri çekmiştir. Evet Biel’de 144 millet yaşamaktadır. Fakat bunların hepsi işsiz ve sosyalden geçiniyor, yerli halktan ayrı bir bölgede yaşıyor veya kriminaldirler denilemez.

Biel kuruluşundan bu güne endüstri şehridir ve aslında İsviçre’nin endüstri kalbidir ve önemli bir şehirdir. Önemli saat firmaları buradan doğmuş ve burada yerleşiktir. Biel’in sorunu gettolaşmaktan ötürü üretimin yüksek teknolojiye geçişi ve fabrikaların artık daha çok kalifiye elemanlara ihtiyaç duyması bundan dolayı da düşük eğitimli kesimin işsiz kalması sorunudur. Ayrıca birçok firmanın üretim kolları daha ucuz ülkelerde üretim yapmak için taşınmışlar ve işsizlik oranı artmıştır. Buda akabinde Biel’de işsiz ve özellikle eğitimi düşük göçmen kesimi zor duruma düşürmüş ve bu insanların çoğu sosyal yardım almak zorunda kalmıştır.

Biel şehrinde kiraların civar şehir ve köylere göre daha ucuz oluşu da ayrıca dar gelirli göçmenler için Biel’i cazip hale getirmiştir. Diğer taraftan emekliler içinde Biel hem ucuz kiraları hem de ulaşım rahatlığından dolayı caziptir. Bu durum ise Biel şehrini vergi toplamada zorlamakta ve sıkıntıya sokmaktadır. Buna rağmen Biel rahat yaşanabilen bir yerdir bence.

Kantonsrat’ı kısaca anlatır mısınız? Neler yapılıyor orda?

Eyalet Parlamentosu denilen Kantonsrat Bern’de Büyük Parlamento yani Grosser Rat olarak adlandırılır. Büyük Parlamento her dört yılda bir halk tarafından seçilir ve kantonun yasama ve en üst otoritesidir.

Büyük Parlamento milis yetkidir. Üyeler ayrıca kendi işlerinde de çalışmaktadırlar. Yani bir nevi ek iş gibi düşünülebilir. Bern’de Büyük Parlamento’nun şuan 160 üyesi vardır. Bu üyeler senede 5 sezon çalışırlar. Büyük parlamentonun ana görevleri; mevzuat, bütçe hukuku ve hükümet üzerinde denetim, idare ve mahkemelerin gözetimidir. Ayrıca bunların yanı sıra hakimleri de atarlar.

Ben kısaca özetledim eğer daha fazla bilgiye sahip olmak isteyen olursa her Kantonun bu konuda web sayfaları mevcuttur. Oradan okuyabilirler. Soruları olan bize mail ile ulaşıp sorularını sorabilirler.

Yoğun çalışma sürecinde bize zaman ayırdığınız için teşekkür ediyorum. Son olarak gazetemiz aracılığıyla neler söylemek istersiniz?

Evet çalışmalarımız yoğun ve hızlı bir şekilde devam ediyor. Bu süreçte benim yanımda olan ve çalışmalarımıza katılan veya bu süreçte katılacak dostlarımıza şimdiden teşekkür ediyorum. Seçmenlerin oylarını kullanması oldukça önemli. Özellikle günümüzde artan sağ eğilimine karşı, göçmenlerin oyları oldukça önem taşıyor. Bundan dolayı, göçmenlerin oylarını kesinlikle kullanmaları geleceğimiz için büyük önem taşımaktadır. Nasıl oy kullanılacağı yönünde ki çalışmalarımız sürmekle birlikte,  bu yönde sorun yaşayan seçmenlerin bizlere ulaşmaları yeterli olacaktır.

Ayrıca gazetenizde bana yer ve zaman ayırdığınız için teşekkür ediyorum. Yayın çalışmalarınızda başarılar diliyorum.