Diş Hekimi med. dent. Filiz ŞiŞman- Diyabet

Bir çoğumuzun bildiği gibi, diyabet kelimesi tıpda şeker hastalığı için kullanılır. Halk arasında diyabet kelimesi düşer düşmez insanın aklına gelen ilk şey fazla şeker tüketimidir. Yinede buna bağlı olmayan diğer diyabet tiplerinede değinmekte fayda var. Dilerseniz, ilk önce diyabeti tanımlayıp, daha sonra belirtilerine, tedavi yöntemlerine, kimlerin daha yatkın olduğuna ve nelere dikkat edebileceğinize yoğunlaşalım.

Diyabet nedir ve neden şeker hastası oluruz? 

Kan şekerimizin düzenli ayarlanmasını midemizin arka kısmında bulunan pankreas adındaki beze borçluyuz. Çünkü bu bez kan şekerini ayarlayan hormonlar salgılar. Özellikle insülin hormonunun
salgılanması bizim için hayati bir önem taşır. Diyabet, pankreasın ürettiği insülinin yetersiz kaldığı taktirde yada etki göstermediğinden dolayı oluşur. Insülin olmadığında, besinlerle aldığımız şeker, ihtiyaç duyan hücrelere giremez ve bunlar şekersizlik çekerken, kandaki şeker oranı normal değerlerin üzerine çıkar. Bu durum bütün hücrelere zarar verir, cünkü fazla şeker vücutda zehir gibidir.

Diyabet / Şeker hastalığının çeşitleri nelerdir?

Tip 1 şeker hastalığı. Pankreasta insülin salgılayan hücreler artık görevlerini yerine
getiremeyecek kadar hasarlandıklarında, yada bu üretimi engelleyen başka hastalıkların ortaya çıkması ile, tip 1 diyabet oluşur. Yani özetle insülin yetmezliği söz konusudur. Bu tip diyabet hastalığına yakalanan hastaların yaşı genelde 20 den küçüktür ve hasta ani zayıflamak ile birlikte, aşırı susar, sık idrara çıkar, hep yorgundur ve bağışıklık sisteminin zayıflığından kaynaklı enfeksiyonlara yatkındır.

Resimde görmüş olduğunuz çocuk 14 yaşındakiLeonard Thompson. Benimde ilk düşüncem buçocogun 14 yaşından daha küçük gösteriyorolmasıydı. Açıklaması ise şöyle: Insülinin kan şekerini regüle etme görevi haricinde, gelişmeçağındaki çocukların boyunun uzamasını, hücre gelişmesini vs. kontrol etmesidir. Bu nedenle bu çocuk gelişme konusunda diger çocuklardan daha geride kalmıştır. Bu fotoğraf 1922 yılında çekilmiş ve insülin içerikli iğneden önceki ve sonraki halidir. Ilk insülin iğnesi kendisinde uygulanmış ve bu nedenle tarihe girmiştir. Bu iğne sayesinde bir 13 yıl daha kazanmış, fakat maalesef 27 yaşında komplikasyonlardan dolayı yaşamını yitirmiştir.

Tip 2 şeker hastalığı / Erişkin tipi diyabet.

Bu tip şeker hastalığında artık insülin etki göstermemektedir ve tip 1 den cok daha sık görülür. Daha çok orta yaşdaki bireylerde görülsede, genç bireylerdede görülebilmektedir. Genelde yemek yeme alışkanlıklarına bağlı
meydana gelen bir hastalık olarak, hastaların çogu şişmandır. Her şeker tüketiminden sonra insülin salgılanır ve bu kronik olarak sık tekrarlandığında, insülin artık etki göstermeye bilir ve böylece artık şeker hücrelere
giremediğinden, kanda kalır. Bu nedenle tedavisi özellikle dengeli beslemekten ve cabuk sindirilen şekerden uzak durmaktan oluşur. Gestasyonel diyabet. Hamilelikte hormon salgısına bağlı olarak meydana gelir. Hamilelik
süresince kan şekeri kronik olarak yüksek olursa eğer, doğacak olan çocuğun sağlığını etkiler. Bebek, anne karnında çok kilo alır ve normal doğum zorlaşır. Böylece bu çocuk hayata bir sıfır yenik başlamış olur. Erken tehşis için, hamile olan anne adayları, ev doktorunda şeker tolerans testi (Glukosetolenranztest) yaptırabilirler.

Resmin sağ kısmında yer alan bebek Endonezyalı Akbar. Annesi, hamilelik süresince diabet hastası olarak, 2009 yılında 8.7 kilo ağırlığında bir bebek dünyaya getirerek dünya
rekorunu kırmıştı. Dünyanın en ağır bebeği ise, 10.8 kilo olarak 1879 yılında ABD de dünyaya gelerek, dünya rekorlar kitabında yer alma hakkı kazanmış, ancak sadece 11 saat yaşayabilmiş. Yukarıda saymış olduğum çeşitler arasında, tip 2 diyabetin en yaygın olması nedeni ile, yazının geri kalan kısmı bu hastalığa yöneliktir.

Şeker hastalığının belirtileri nelerdir?

Tip 2 diyabetin ortaya çıkışı daha yavaştır ve bu yüzden tespiti daha zordur.
• Aşırı su içme ihtiyacı, ağızda normalden fazla kuruluk
• Çok sık idrara çıkma durumu ve hatta bunun için geceleri sık sık uyanmak
• Sürekli bir halsizlik ve yorgunluk
• Ciltde oluşan yaraların geç iyileşmesi
• Cilt kuruması
• Ayaklarda fazla üşüme ve karıncalanma
• Zaman zaman bulanık görmek
• Sık sık iltihap oluşması

Şeker hastalığı hangi rahatsızlıklara yol açabilir?

Bu hastalarda kan şekerinin yüksek olmasından kaynaklı, en büyük tahribat kanın dolaştığı damarlarda olur. Özellikle hayati işlev gören kalp, beyin, böbrek gibi organlarda tahribat meydana gelir. Şeker hastaları, koroner kalp
hastalığına ve felçe daha fazla yakalanma ihtimali taşırlar. Damarlardaki hasar, damar tıkanıklığı, böbreklerdeki hasar sonucu da hipertansiyona (yüksek tansiyona) neden olabilir. Ayaklar ve gözlerde maalesef tehlike altında
olurlar. Gangren ayak veya bacak kesilmesine neden olabilir. Bu hastalarda katarakt ve göz tansiyonuda daha sık görülmektedir.

Kimler dikkat etmeli, yani kimler bu hastalığa daha yatkındır?

• Ailede şeker hastası var ise, bir yatkınlık söz konusu olabilir
• Fazla kilolu kişiler
• Kandaki yağ miktarı yüksek olanlar
• Hareketsizliği yaşam tarzı edinmiş olan insanlar
• Yaş ilerledikçe, diyabet riski artar

Bu konu hakkında hasta olarak alabileceğiniz önlemler nelerdir?

Amaç kan şeker düzeyini normal sınırlar içinde tutmaktır. Bu konuda en önemlisi dengeli beslenme ve spordur.

Beslenme. Herşeyin fazlasının zehir olduğu gibi, şekerinde fazlasının zararlı olduğu ortada. Toz şeker, kesme şeker ve bal gibi, kana cabuk geciş yaban besinler tercih edilmemelidir. Beyaz ekmek yerine kepekli ekmek tavsiye edilir. Protein ve yağ düzeyide alçak tutulmalıdır. Çünkü protein karaciğerde yağa dönüştürülür, yağda önemli bir enerji kaynağı olarak kilo sorununa yol açar. Genel olarak hayvansal yağ ve margarin yerine, bitkisel yağlar (mesela Rapsöl: kolza yağı; Omega 3 oranı yüksek) tavsiye edilir.

Spor. Spor yaparken bilinçli bir şekilde yapılmalı, yoksa faydasındansa zararını görürsünüz. Kaslarda ekşime yapmadan gerçekleşmeli. Bunu kontrol etme imkanınız var: Eğer spor süresince bir hikaye anlatabilmekde zorlanmıyorsanız ve nefesiniz yetiyor ise, hücreleriniz yeterince oksijen alıyor demektir ve yağ yakımı gercekleşebilir. Son olarak şunu belirtmek isterimki, tehşis ve ilaç tedavisi konusunda ev doktorunuza danıştığınız an, sizi bu noktada aydınlatacaktır. Bu yazının temel amaçı, vücudunuzun sizlere verdiği önemli sinyallere karşı bir duyarlılık uyandırmaktır. Bu nedenle özellikle yukarıda saymış olduğum belirtileri dikkatli okumanızı tavsiye ederim. Tabikide o belirtilerin çesitli sebepleri olabilir, paranoyak olmaya yol açmamalı, ama yinede arka kafanızda olmasında bir fayda olduğunu düşünüyorum. Çünkü o belirtiler bazıları için önemli bir şikayet gibi görünmeyebilir, muhtemelen ev doktoruna taşımayacaklardır ve doğal olarak doktorun bu önemli tehşisi koyma fırsatıda olmayacaktır.

Şeker hastalığı vücudu yavaş ve sinsice tahribat eder. Bu nedenle maalesef hastalarda fazla önemli bir zararın olmadıgı hissini uyandırabiliyor. Fakat bu konuda vurdumduymaz olmakla sonuçlarından kaçamayız, çünkü
vücudumuzu çürütmekte kararlı bir düşmandır şeker. Erken tehşis ile hem yaşam kalitemiz artar, hemde ömrümüz uzar. Vücudunuzu tanımanız ve sağlıklı kalmanız dileği ile.

Filiz Şişman
Bu yazı çeşitli araştırmalar sonucu gerçekleşmiştir.
Kaynaklar:
Endokrinologie und Stoffwechsel; Stefan Fischli
von Thieme, www.stern.de,
www.drpozitif.com, www.dlife.com