Diş Hekimi, med. dent. Filiz Şişman- Alkol hakkında yanlış bilinenler

Ne kadar çok ve yağlı yemek yersem, o kadar çok alkol içebilirim.

Bu alkol hakkında en yaygın olan yanlış bilgi. Dolu bir mide alkolün kana geçiş sürecini geciktir ama sonuç olarak er yada geç, içilen miktar beyine ulaşır. Yani alkol tüketiminden önce bol miktarda yemek yemek, sadece kandaki promil düzeyinin artışını yavaşlatır. Ama söz konusu araba kullanmak ise, kesinlikle buna güvenmemek lazım.

Kadınlar ve erkekler aynı şekilde sarhoş olur.
Maalesef bu konuda eşitlik söz konusu değil. Kadınlar aynı miktarda alkol almalarına rağmen, erkeklere nazaran, daha çabuk sarhoş olurlar. Bunun nedeni, erkeklerin vücudundaki su miktarının daha fazla olmasıdır. Kadınların ise daha az, ve erkeklere nazaran daha çok yağ dokuları vardır, böylece içki kullandıklarında, kanlarında daha fazla alkol dolaşır ve dolayısıyla daha etkilidir.

Kahve sarhoşlugu giderir.
Maalesef  buda yanlış. Kahvenin içerdiği cofeinden dolayı, kişi kendisini kısa bir süre için dinç hissedebilir, ancak bu karaciğeriniz alkolü yavaş metabolize ediyor olması ve kişinin kısıtlı tepki gösteriyor olması gerçeğinde, hiç bir şey değiştirmez. Ayrıca sarhoş olduktan sonra çok kahve içmek vücudunuzdaki nemsizliği arttırır ve kendinizi dahada sarhoş hissedersiniz. Bu yüzden en mantıklısı bol su içmektir, cünkü vücuda kaybettiği nemi geri verir ve bu özellikle kusmuşsanız eğer, ayrı bir önem taşır.
Aynı şey enerji içecekleri içinde geçerli, hatta akol ile karıştırılmaması önerilir. Ayrıca naneli sakızın veya ağız kokusu spreyin, alkol üfleme cihazı üzerinde hiç bir yanıltıcı etkisi yoktur.

Çok hareket edersem eğer, alkol ter yolu ile vücudumdan daha çabuk atılır.
Buda doğru değil. Gittiğiniz mekanda istediğiniz kadar dans edin, ter yolu ile promil miktarı azalmaz. Karaciğeriniz alkolü metabolize ederek, saatde sadece 0,1 promil civarında bir düşüş sağlar. Ten üzerinden vücudu en fazla 5 % alkol terk eder, buda pratikde önemsenemeyecek kadar az bir miktar. Yani gittiğiniz mekanda terleyerek, vücudunuzdaki promil düzeyini düşürmeye çalışmanın bir anlamı yok, tam tersine dahada cok sıvı kaybetmiş olmanın desavantajlarını çekersiniz.

Uyku sarhoşluğu giderir, biraz kestirdikten sonra direksiyona geçebilirim.
Maalesef bu büyük bir yanılgı. Uyku sırasındada kandaki alkol yine saatde sadece 0,1 promil civarında azalır. Yani ancak 10 saat içerisinde 1 promillik düşüş münkündür. Ayrıca bir önceki günden kalan alkol sersemliğide, taze bir sarhoşluk kadar tehlikeli olabilir ve bu yüzden ertesi gün bile arabayı parkda bırakmakta fayda var. Bünye ertesi gün pert olur, işkence çeker, kişi kendisini kötü uyumuş ve dinlenmemiş hisseder. Çok fazla tuvalete çıkardığı için, vücuttaki nemi azaltır ve ertesi sabah inanılmaz bir susuzlukla uyanırsınız. Bu yüzden özellikle baş ağrısını giderebilmek için, bol su içmekte fayda var.

Alkol sıcak tutuyor.
Buda doğru değil. Alkol damarları genişletir ve böylece kişi bir sıcaklık hissine kapılır. Halbuki damarların genişlemesi ile, sıcak kan vücudun dış bölgesine taşınır ve böylece sıcaklık dışarı verilir. Vücut bu ısı kaybını kaydeder ve derecemiz düşer. Biz sıcaklık hissetsekde, vücudumuz aslında üşüyordur.

İçkilerin arasinda en hafifi yine şarap olsa gerek.

Buda yanlış. Baş ağrısına neden olan tanen (Tannin), kırmızı şarapta bulunan bir maddedir. Baş ağrısının yanı sıra, ağızda kuruluğa neden olur.

Alkol uykusuzluğa iyi geliyor.
Buda doğru değil. Alkol uyuşturur ve sersemleştirir. Bu yüzden insan belki alkolün etkisi altında daha cabuk uykuya dalar, ama uykunun kalitesi oldukça kötüdür. Uykusuzluk problemini alkol ile giderebileceklerini düşünenler çok yanılıyorlar, çünkü bu yanılgı beraberinde çok çabuk bağımlılığı ve daha ciddi sorunları getirebilir.
Doğru bilinenlerede değinmek gerekirse eğer: Evet, alkol maalesef beyin hücrelerini öldürüyor. Alkol gercektende beyin hücrelerini zehirleyerek öldürüyor. Tahminlere göre, her sarhoşluğa götüren alkol tüketimi, yaklaşık 30 bin civarında beyin hücreyi öldürmekte. Aynı zamanda beyin hücrelerinin aralarındaki iletişimi bozar ve bu yüzden konsantrasyon ve hafıza bozukluğu yaratır.

Ve evet, alkol kanser yapıyor.
Kalın bağırsak kanseri, yumurtalık kanseri ve ağız kanseri bunlardan sadece bir kaçı…

Trafikte alkol


Trafiğe çıkmadan önce, internetde belirli sitelerde, içtiğiniz alkol türünü, miktarını vs. yazaraktan, kanınızdaki promil düzeyini öğrenmeniz tavsiye edilir. O sitelerden bir kaçı: http://alkrechner.de , http://www.bfu.ch
Ama şunu belirtmek gerekir: Bu sayılara yüzde yüz güven olmuyor, sonucta içilen alkol miktarı, her insanın kanında ayni promil düzeyini yaratmaz. Buradaki önemli faktörler şunlardır: Kilo, cinsiyet, kişideki hastalıklar, alınan ilaçlar vs. Bunlar alkol metabolizmasını etkileyen faktörlerdir. Ayrıca kişinin genetik olarak bir enzim yapısı vardır, yani ya cok iyi enzimlere sahipdir ve alkolü cabuk metabolize eder, yada o gereken enzim daha az çalışıyordur. Mesela asya kökenli insanlar (Japon, Kore, Çin gibi) genel olarak pek alkol kaldıramazlar, bunun çeşitli nedenleri halen araştırma konusudur ve mesela bu online promil hesap makinası onlar için pek uygun değildir. Kandanki promil düzeyi 2.0 promile ulaştığı an, hayati tehlike söz konusudur ve kişi acilen hastaneye kaldırılmalıdır.
İsviçrede direksiyon başına geçmek, kandaki alkol 0,5 promil düzeyini geçtiği andan itibaren, yasaktır. Aksi takdirde para ve hatta hapis cezası alınıyor. En önemliside, hem kendi sağlığımızla oynamış, hemde başka insanları tehlikeye sokmuş oluruz. İsviçre`de her 12. ölümün nedeni maalesef alkol tüketimi.
Sağlıklı genç erkekler, genel olarak iki bardak içkiyi, kadınlar ise bir bardak içkiyi geçmesinler. Ama dikkat: Direksiyon başında en iyi korunma hiç içmemektir. Alkolü tüketmeye başlamadan önce, aracınızı kullanabilecek birini bulmaya çalışmakta ya da taksi veya toplu taşım araçlarını tercih etmekde fayda var.

 
Med. dent. Filiz Şişman
Kaynaklar: www.bag.admin.ch, Chemie für
Mediziner, Zeeck, www.alkrechner.de,
www.bfu.ch