Diş Hekimi med. dent. Filiz Şişman- Ağız kuruluğu sağlığımızı nasıl etkiler?

5

Bu yazıda Kserostomi (ağız kuruluğu) konusuna ağırlık vermek istiyorum. Öncelikle belirtilerine, sonrasında olası nedenlerine, beraberinde getirebileceği hastalıklara ve enfeksiyonlara değinmek istiyorum. Son olarakda, alabileceğiniz önlemlerden bahs etmekde fayda var diye düşünüyorum.

Kserostomi ve belirtileri. Tükürük bezlerinin, tükürük salgılama fonksiyonlarının sürekli olarak azalması kserostomi (ağız kuruluğu) yapar. Su içerek geçebilecek türden sıradan bir ağız kuruluğu durumu değildir. En önemli belirtileri saymak gerekir ise:

  • Sürekli susamak
  • Ağızda, ağız kenarlarında yaralar; dudaklarda çatlama
  • Boğazda kuruluk hissi
  • ağız içinde yanma veya acıma
  • tad alma duyarlılığında azalma
  • ağız mukozasının kayganlığının kaybolması (mukoza: ağız bosluğunu kaplayan doku)
  • ağız kokusu
  • konuşmada, çiğnemede, yutkunmada güçlük
  • Diş çürükleri: Kserostomi özellikle dişeti sınırına yakın çürük gelişimine zemin hazırlar.

Bunun gibi sorunlar yaşam kalitenizi ciddi anlamda etkileyebilir. Bu konuda ne kadar bilinçli olursanız, bir o kadar bundan sonraki gidişatı etkileyebilirsiniz.

 

Kserostomi yaratabilen nedenler. Ağız kuruluğu özellikle depresyon ilaçları, alerji ilaçları, kalp ilaçları, bazı ağrı kesiciler, yatıştırıcı ilaçlar ve tansiyon ilaçları gibi reçete edilebilen 400′ün üzerinde ilaçlarda istenmenen bir yan etki olarak meydana gelebilir. Bu gibi ilaçları kullanan bir çok hasta kserostomi (tükürük azalması) ve tükürüğün kalitesinden şikayetçidir. Başka olası nedenler: Stress, sigara kullanımı, ışın tedavisi, tükürük bezlerinde iltihaplanma, sjörgen sendromu, diyabet hastalığı, hipotiroid, parkinson, romatoid artrit, ağızı açık uyumak.

Ağızınızdaki kuruluğun kullandığınız bir ilaçtan kaynaklandığını düşünüyorsanız ev doktorunuza danışın. Doktorunuz belki ilacın dozunu değiştirebilir ya da ağız kuruluğu yapmayacak başka bir ilaç yazabilir.

En sık görülen nedenler arasında depresyon ilaçlarına değinmişken şunu belirtmek isterimki, günümüzde depresyon kelimesine artık çok daha sık rastlamaktayız. Yaşam koşulları, sosyal ve maddi durumlar psikiyatrik sorunların artışında bir etken olabilir. Dolayısıyla bir diş hekiminin her yaşta antidepresan kullanan hastaları vardır ve böylece antidepresanlar sık karşılaşabileceği ilaçlar arasındadır. Bu yüzden bu ilaçların beraberinde getirebileceği yan etkilerin ve ağız sağlığındaki rolünün bilincinde olmalı.

Bu konuda en önemlisi, diş hekiminin hastanın tıbbi hikayesini dinlemek icin yeterince zaman ayırması ve olası problemlere karşı gerekli önlemleri almasıdır. Bir çok ilaç birbiri ile etkişim yapıp farklı sorunlara yol açabilir.

Periodontal hastalıklar. Ağız kuruluğunun sonuçlarından biri de periodontal hastalıklarıdır: Dişeti ve dişleri destekleyen diğer dokuları etkileyen iltihap halinde meydana gelir. Periodontal hastalıklar dişeti iltihabı (gingivitis) ile başlar. Yani gingivitis periodontal hastalığın erken dönemidir. Bu dönemde dişetleri kanamalı, kırmızı ve hacim olarak büyümüştür. Bağışıklık sistemimiz patojen (hastalık yapıcı) mikroorganizmalara karşı bir yanıt verir ve o korunma mekanizması beraberinde sağlıklı dokuyada zarar verebilir. Bunların sonucunda peridontal ataşman kaybı gerçekleşir, yani sonuç olarak dişi kapsayan kemikte bir çekilme olur ve dişler sallanmaya başlar. Bazı antidepresanlar bruksizme (diş gıcırdatma) yol açıp, periodontal hastalıklara neden olabilirler.

Olası enfeksiyonlar. Tükürük azalması ile birlikte ağız boşluğunda kandida albikans gibi fırsatçı mantarlar enfeksiyonlar yapabilir. Kandida albicans mantarı her üç kişiden birinin ağızında bulunmakta ama sağlıklı ortamda sorun yapmamaktadır. Özellikle bağışıklık sisteminde bir bozukluk var ise aktif hale gelir ve hastanın ağızda yanma gibi şikayetlerine sebep olur. En sık diyabet hastalığı, protez, sigara kullanımı ve ağız kuruluğu, kandida enfeksiyonlarına davetiye çıkarabilir. Total protezi olan hastalarda kserostomi var ise, protez iritasyonu ile ağrı ve protez tutuculuğunda azalma gibi komplikasyonlar gelişir.

Ağız kuruluğuna karşı alabileceğiniz önlemler:

  • Alkol ve kahve tüketimini azaltabilirsiniz
  • Alkol içermeyen gargaralar (mesela zeytin yağı) uygulayabilirsiniz
  • Tükürük akışınızı uyarmak için sakız çiğneyin veya (şekersiz) pastil kullanin
  • Biotène dis macunu (dis eti iltihabına karşı destekleyici olabilir)
  • Tükürük destekleme jeli, ağız nemlendiricileri (Glandosane® Spray; Bunun gibi yapay tükürük sıvıları reçetesiz satılıyorlar, buna rağmen lütfen eczaneye danışmadan kullanmayınız) Bu tür uygulamalar ancak limitli bir zaman aralığında etkili olurlar. Bu yüzden konuşma ve gece yatmadan önce kullanımları tavsiye edilir.

Bu yöntemlerin yetersiz kaldıkları takdirde, diş hekiminize danışarak kolinerjik ilaçlar hakkında bilgi alabilirsiniz. Eğer doktorunuza göre tıbbi hikayeniz doğrultusunda ilaç destegi icin bir engel yok ise, buda bir alternatif olabilir.

Sağlıklı kalmanız ve her anlamda yaşam kalitenizi yüksek tutmanız dileğiyle.