DİDF Gençlik Yaz Kampı

didfjugend CAMP

Her yıl 15-27 yaş arasındaki gençlerin biraraya geldiği gençlik kampları gençlerin bir yıl boyunca sürdürdükleri faaliyetlerin doruk noktasını oluşturuyor. DİDF Gençlik Yaz Kampı bu yıl, 27 Temmuz-5 Ağustos tarihleri arasında Kuzey Denizi’ndeki Föhr adasında yapıldı.

Bu yılın sloganı ise gençlerin birkaç aydır sürdürdükleri kampanyaya bağlı olarak, ‘Böyle Yaşamak İstiyoruz!’ idi.

10 gün boyunca günlük işlerini organize eden ve kendi kendilerini yöneten gençler, kültürel sportif etkinliklerin yanı sıra gerçekleştirdikleri politik tartışma ve panellerle görüş alışverişinde bulunarak alternatif bir tatil yaptılar.

Yaklaşık 250 gencin katıldığı kamp, seçimle oluşturulan 13 kişilik kamp komitesi tarafından yönetildi.

HEM ÖĞRENDİLER HEM EĞLENDİLER

Kampta bu yıl öne çıkan konularsa kampanya kapsamında da işlenen, “ırkçılık, kiralık işçilik, eğitim ve savaş/barış” konuları oldu.

Diğer seminer ve atölye çalışmaları ise, DGB Jugend tarafından hazırlanan “güvencesiz işler”, “sağlık meta değildir” ile “sosyal paylaşım ağları”, “Kürt sorunu”, “Avrupa’da gençlik hareketleri”, “boş zaman nedir, nasıl değerlendiriyoruz”, “semt çalışması”, “Fast-food” başlıkları altında yapıldı. Ayrıca, ‘Arbeit Zukunf’ gazetesinden Diethard Möller “Avrupa’da ekonomik ve toplumsal gelişmeler”, yazar Yaşar Atan da mitoloji konulu bir söyleşi gerçekleştirdiler.

Farklı konular üzerine bilgi edinme ve tartışma imkanı bulan gençler bir yandan da farklı kültür sanat dallarında yeteneklerini ortaya koyma fırsatı elde ettiler.

Tiyatro, hip hop, müzik ve dans grupları oluşturan gençler kamp boyunca yaptıkları çalışmaları akşam etkinliklerinde sergileyerek yaratıcılıklarını paylaştılar.

Kültürel ve sportif etkinliklerin yanı sıra radyo, televizyon ve gazete grupları da kuran gençlerin yaptıkları yayınlar da ilgi ve beğeni topladı.

Denizle iç içe olan kamp yeri gençlere bol bol sportif aktivite imkanı ve eğlenme imkanı da sağladı. Kampa katılan gençler, sportif turnuvaların yanı sıra gel-git olayı ile çekilen deniz içinde yürüyüşler yaptılar ve çevreyi gezdiler. Farklı kentlerden gelen gençlik gruplarının ‘kaynaşma akşamları’ yaparak, kestikleri karpuzlar eşliğinde yaptıkları sohbetler de kampın en keyifli anlarından oldu. Kampa Türkiye’den konuk olarak gelen Bandista müzik grubunun ilk gün verdiği konser ise kampın unutulmazları arasında yer aldı.

Bandista

DIDF Gençlik Yaz Kampı’nın bu yılki açılış şenliğine Türkiye’den Bandista grubu da konuk oldu. Bir gün önce Dersim festivalinin açılış şenliğinde sahne alan grup üyeleri, Föhr adasında buluştukları gençlere birbirinden güzel müzik ve şarkılar sundular. “BandSista” adlı yeni projelerinden parçalar da seslendiren grup, gençleri de sahneye davet ettiler. Kendilerini aynı zamanda politik aktivistler olarak tanımlayan müzisyenler, konser sonrası kamp bakkalı önüne gelerek kamptaki gençlerle çeşitli konularda tartışmalara katılarak düşünce alışverişinde bulundular. Gençlerle birlikte barış ve adalet için sömürü ve savaşlara karşı birlikte şarkılar söyleyen grup üyeleri, ertesi gün de kampta kaldılar.

Sendikalar

Kampın bu yıl ki konukları arasında iki sendikadan gençlik temsilcileri de yer aldı. Sendikacı gençler, özellikle genç işçi ve çırakların katıldığı toplantıda iki ayrı sunum ve tartışma gerçekleştirdiler. Toplantıda “Sendikaların görevleri ve işçi hareketi açısından önemi” konuları ele alındı. Toplantıya katılan gençler kendi çalıştıkları işyerlerinden ve kentlerden örnekler vererek yaşadıkları deneyleri aktardılar.

Kampta sendikacı gençlerle ele alınan bri başka konu da güvencesiz işler ve kiralık işçilik oldu. Göçmen gençleri özellikle etkileyen konu hakkında birçok gencin görüş ve bildirip soru yöneltmesi dikkat çekti. Modern kölelik anlamına gelen kiralık işçilik uygulamasına karşı DİDF Gençlik olarak neler yaptıklarını ve bundan sonra ne gibi çalışmalar yapabileceklerini dile getiren gençler, önümüzdeki dönem sendikalarla birlikte bu konuya ağırlık vermeye devam edeceklerine dikkat çektiler.


Thälmann

Kampın dikkat çeken konuklarından biri de, 1924-1933 arası KPD Genel Başkanlığı yapan ve daha sonra Hitler’in emri ile Buchenwald toplama kampında katledilen Ernst Thälmann’ın torunu Vera Thälmann idi. Ernst Thälmann Müzesi çalışanı Uwe Scheer ile birlikte kampa gelen Vera Thälmann, 200 gencin katılımı ile gerçekleşen söyleşide Thälmann’ın hayatı ve mücadelesinden kesitler aktardı.