Dersimli Ermeniler Lozan’da buluştu.

HAY 1

Dersimli Ermeniler Avrupa’daki tüm Ermenilerin destekleriyle, Batı Lozan’da dayanışma günü düzenlediler.Renens büyük gösteri salonunda yapılan, Dersim Ermenileri ile dayanışma günü saat 15.00’da Hırant Dink’in eşi Rakel Dink’in yaptığı açılışla başladı. Kısa bir müziğin ardından, Tarihçi Ayşe Hür, Araştırmacı yazar Hovesp Hayreni, Hukukçu Edal Doğan ve gazeteci araştırmacı yazar Sarkis Seropyan katıldığı panel gerçekleştirildi.

Panelde özelikle 2. Abdülhamid döneminden bu yana Ermenilerin karşılaştığı katliamlara değinildi. Panelist Sarkis Seropyan 4000 yıl öncelerine dayanan Hayasa ülkesi ve adını Hayasya’dan alan “HAY Dersim” Dersàm Ermenilerinden bahsederek, Doğu Anadolu bölgesinde yaşayan HAY’ların asıl Ermeniler olduğunu söyleyen, Seropyan, Alevilerin, Kırmanc ve Kermenşlerin bu HAYAS topluluğu ile olan bağlantılarını anlattı. O bölgede yaşayan halklar arasındaki dayanışma, birlik ve beraberlik duygusu tüm panelistlerin dikkat çektiği başka bir konu oldu.

Cenevre Ermeni kilisesi papazı sayın Simon ise konuşmasında; “Ermeniler; kültürlerini, dilini, dinini hiçbir zaman unutmamalıdırlar” dedi.

Konser bölümünde ise; Hasmik Harutyunyan, Ahmet Aslan, Jazzpia Necati Teyhani, Gule Mayera müzikleriyle ve ünlü Ermeni müzisyeni Djiwan Gasparyan’ın flüt dinletisi, davetlilerin hüzünlü ve coşkulu anlar yaşamalarına neden oldu.

Davetliler arasında bulunan Ovacık belediye başkanı Fatih MAÇOĞLU ve Mazgirt belediye başkanı Tekin Türkel ise yaptıkları konuşmalarda kitleyi selamlayarak Kobanê ve Rojava’daki acil duruma ve dayanışmanın aciliyetine değindiler. Ayrıca Batı Ermenistan ulusal konseyi de konuşmacılar arasında yer aldı.

Kapanış konuşmasını ise Rakel Dink yaptı. Dink ; “Atalarımıza kızmayın, onları suçlamayın, adlarını değiştirmek zorunda kaldılar, dinlerini değiştirmek zorunda kaldılar, kaçıp gitmek zorunda kaldılar, belki de saklandılar, döndüler ama onları suçlamayalım. Biz onların torunları bugün birleşip güçleniyoruz, bizim yükümüz atalarımızın yükü kadar ağır değil ve biz torunlara sorumluluklar düşüyor, çünkü; artık bugün yaşayan torunlar atalarının yaşadıkları acıları yaşamak istemiyorlar, gerçeklerden uzak olamayız, gerçek acı kılar, gerçek cesarettir, gerçek hakikattir ve gerçek özgür kılar, aynı zamanda gerçek özgürlüğü bulmaya vesile olacaktır. Aslını inkâr eden haramzadedir derler, aslınızı inkâr etmeyin. Nasılki güneş balçıkla sıvanamazsa hakikatte saklanamaz, inkâr edilemez. Ermeni sorununu ölüm üzerinden değil yaşayanlar üzerinde çözmek gerektiğine inanıyorum’’ dedi.

Ali Korkmaz