Bozkırın Tezenesi, halkımızın kültüründe yaşayacak

nesetertas

 

 

“Yaşayan kültür hazinesi” olarak kabul edilen, Neşet Ertaş’ı kaybettik. Bir kültürün, bir geleneğin evrensel yorumcusu, tüm kuşakların gönül dostuydu. Türkiye gibi diller, inançlar ve kültürler zengini topraklarda tüm  halklarımızın gönlünde büyük bir yer eden, gücünü halktan ve halkın derin kültüründen alan halk ozanı Neşet Ertaş, alçak gönüllüğüyle, gönüllerde taht kurdu.

“Bozkırın Tezenesi” olarak anılan, Süleyman Demirel’in Cumhurbaşkanlığı zamanında kendisine sunulan ‘devlet sanatçılığı’ unvanını; “Halkın sanatçısı olarak kalmak, benim için en büyük mutluluk” diyerek geri çeviren, geçmişle geleceğin bağını kuran bir sanatçımızı kaybetmenin derin üzüntüsü içindeyiz.

2008 yılında Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından ağırlanmasının ardından yaptığı açıklamada; “Ben Reis-i Cumhurumuzdan şunu istedim, Dünya üzerinde bir tek opera bizim bozlaklarımıza benziyor. “Bizim de operamız, bizim bozlağımızı söylesin, Türkçe olsun, herkesin anlayacağı dilde olsun” dedim. Haberiniz olsun Senfoni orkestrasının içinde bundan sonra bozlak da çalınacak…”diyerek, müziğe ve sanata olan derin aşkını ve evrensel tutumunu ifade ediyordu.

Evvelimizin ahirimizin sesi, acımızın, hasretimizin, halkımızın, toprağımızın çağlayanı, halk ozanımız Neşet Ertaş’ı, hep sevgi ve saygıyla anacağız. Halkımızın ve ailesinin başı sağ olsun!

EMEK PARTİSİ
GENEL MERKEZİ