Bern`de Türkiyeli işçiler konferası yapıldı

5

 

Türkiyeli göçmenlerin sendikalara yaklaşımı ve sorunlarının ele alındığı konferansta, İsviçre`de sendika üyesi işçilerin %55`inin göçmenlerden oluştuğu, ancak bu oranın içindeki Türkiye kökenli sendikalı işçi oranının ise sadece %3 civarında olduğu belirtildi. Kapitalist krizin faturasını ödemek istemeyen Avrupa emekçilerinin direnişlerinin ve sokak eylemlerinin güçlenerek arttığı günümüzde, İsviçre emekçilerinin bunun dışında kalamayacağı ve Türkiyeli emekçilerin de emek örgütleri içinde yerlerini almaları gerektiğine vurgu yapıldı.

İsviçre`nin başkenti Bern`de yapılan konferans UNIA Sendikası tarafından organize edildi. Başta Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu (DIDF) olmak üzere bir çok sendika çalışanı tarafından desteklenen konferans 13 Ekim 2012, Cumartesi günü, UNIA Sendikası konferans salonunda yapıldı.

Konferansta, Türkiye`den, DİSK Gida İş Sendikası Genel Sekreteri Seyit Aslan, DIDF Yönetim Kurulu Başkanı A. Haydar Sancar, UNIA Sendikası Yönetim Kurulu Üyeleri Vania Alleva, Ali Korkmaz ve Rita Schiavi birer sunum yaptılar.

DİSK Gida İş Sendikası Genel Sekreteri Seyit Aslan yaptığı konuşmada, “gördüğüm kadarıyla burada da Türkiye`de tartışılan sorunların aynısı      tartışılıyor. İşçi sınıfı açısından Dünya`da çok olumlu bir havanın estiği söylenemez. Bu sorunlar Türkiye`de biraz daha ağır yaşanıyor. Dünya`nın bir çok yerinde emekçilere ve hak taleplerine yönelik saldırılar devam ediyor.

12 Eylül işçi sınıfına yapılmış bir darbedir. Sendikalar çogunlukla devletin ideolojik bakış açısına paralele hareket ediyorlar.

Bundan dolayı Türkiye`de işçiler ile sendikalar arasında büyük bir fark oluşmuştur. Devrimci işçiler ile sermaye dostu sendikacılar arasında ayrışma yaşanmıştır. Türkiye`de hem sendika bürokrasisine karşı hem de sermayeye karşı mücadele vermek durumundayız.

Emekçiler sadece sınıfsal olarak değil ulusal aidiyetleri açısından da ayrımcılığa maruz kalıyor. Burada göçmen emekçilere uygulanan ayrımcılık Türkiye`de Kürt emekçilere yapılan ile aynıdır“ dedi.

DIDF Başkanı A. Haydar Sancar yaptığı konuşmada, “Sendikal mücadeleye katılmak hepimizin görevidir. Burjuvazi geçmişten beri özünden kopartmak için sendikalar içinde örgütlenmek istemiştir. Bu yüzden emek örgütleri içinde sermayeye ve onların sendikalardaki temsilcilerine karşı ikili mücedelemiz olmuştur.

Sendikalar neoliberal politikalara karşı değişik bir yapılanma içine girmelidirler. İsviçre`deki bir çok sendika bu tür arayışlar içindedir. Bugünkü konferansın bir amacı da budur.

Uluslararası firmalar işten çıkartmalara öncelikle İsviçre`deki iş yerlerinden başlıyorlar. Bunun nedeni İsviçre`deki emekçilerin aleyhine olan yasaların yürürlükte olmasıdır.

Avrupa`da neoliberal poltikalara karşı bir sınıfsal duruş başlamıştır. Bunu İspanya, Yunanistan, Potekiz ve diger bir çok AB ülkesinde görebilmekteyiz. İsviçre`nin bunun dışında kalması düşünülemez. Bizler yerli emekçilerle birlikte bu mücadelede en ön saflarda yerlerimizi almalıyız.“

Sendikaların yeniden yapılandırılması gerektiğine vurgu yaparak konuşmasına başlayan UNIA Sendikası Yönetim Kurulu Üyesi Ali Korkmaz yaptığı konuşmada, “geçici işçi statüsünde çalıştırma muazzam oranda artmıştır. Özellikle komşu ülkelerden getirtilen emekçiler düşük ücret ödenerek bu statüde çalıştırılıyor. Biz Türkiyeliler olarak emek örgütlerinde yer almalıyız. Zira sendika bizleriz ve bu örgütler haklarımızın alınması ve korunması açısında hayati bir öneme sahiptir“ dedi.

UNIA Sendikası Yönetim Kurulu Üyesi Vania Alleva ise, sendıkanın yeniden yapılandırılması, daha müadeleci bir çizginin oluşturlması ve işletmelerde örgütlenme düzeyinin arttrılımasının gerektiğine vurgu yaparak, sendika aktivistlerinin örgütlenmesi ve çalışanların eğitimi konusunda değerlendirmeler yaptı.

Konferans, katılan emekçilerin değerlendirmeleri ve sorunlarını dile getirdikleri konuşmalarla son buldu.

 Abidin Çetin / BERN
Foto: İsmail Simsek