Barış Atay Sadece Diktatör oyunuyla İsviçre’deydi

6

İsmail Şimşek

“Harikaydı.. Müthiş.. Sarsıldım.. Bunun üzerine bir bardak su içmeliyiz.. Çok güzeldi.. Klişelerin dışına çıkmış..” 

Bu yorumlar Barış Atay`ın muhteşem performansı ile sahnelenen “Sadece Diktatör” oyununun sonunda oyun hakkında düşüncelerini sorduğumuz tiyatro severlerin, kısa ama anlamlı yorumlarıdır.

İsviçre Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu- (DİDF) kültür ve sanat etkinliklerine tiyatro ile devam etti. “Sadece Diktatör” oyunu ile Emek Sahnesi bünyesinde çalışmalarını sürdüren Barış Atay, bir kez daha İsviçre`de yaşayan Türkiyeli sanat severlerle, işçi ve emekçi göçmenlerle biraraya geldi. 

Onur Orhan`ın yazdığı, Caner Erdem‘in yönettiği, Barış Atay‘ın tek kişilik performansı ile seyirciyle buluşturduğu “Sadece Diktatör” 4-5 Şubat tarihlerinde İsviçre`nin iki farklı şehrinde sahnelendi. Günler öncesinden duyuru, afiş, bilet satışı gibi çalışmalarını başlatan İsviçre DİDF, Ankara Birlik Tiyatrosu’nun “Üç Kuruşluk Diktatör” oyunundan sonra, Barış Atay`ın tek kişilik oyunu “Sadece Diktatör” ile İsviçre`de yaşayan Türkiyeli sanat severleri, tiyatro severleri, göçmen işçi ve emekçileri tiyatro ile buluşturmaya devam etti.

İlki 4 Şubat Cumartesi saat 18.00`da Aarau Kültür Kongresshaus sahnelenenen oyuna ilgi oldukcça iyiydi. Bazı tiyatro severler oyunu ayakta izlemek zorunda kaldılar. Oyundan önce, DİDF Başkanı Haydar Sancar, Türkiye, İsviçre ve Dünya gündemi üzerine kısa bir konuşma gerçekleştirdi.

9İkinci gösterim 5 Şubat Pazar saat 13.30`da Cenevre Chemin Eugène-Rigot 3, Çollège Sismondi salonunda gerçekleştirildi. Buradaki gösterim için de günler öncesinden çalışmalarını başlatan etkinlik komitesi, tiyatro severlerin, soğuk kış günlerinde Cenevre`de sıcak, samimi bir ortamda oyunu izlemeleri için ellerinden gelenden fazlasını yaptıklarını söylemek abartı olmayacaktır. Günler öncesinden afiş ve bilet satışlarını gerçekleştiren etkinlik komitesinin, salonun ayarlanması, düzenlenmesi ve kadınların el emeği ile yapmış oldukları yemekler eşliğinden, tiyatro severlerin karşılanması ve Cenevre`de tiyatro ya da benzeri etkinliklerin yok denecek kadar azlığına rağmen ilginin fazla olması, etkinlik komitesini ve çalışmalara destek veren herkesi gelecekte bu ve benzeri etkinlikler içinde umutlandırmıştır.

Oyun öncesi İsviçre Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu (DİDF) Başkanı Haydar Sancar burada da kısa bir konuşma yaptı. Yaptığı konuşmada DİDF Başkanı Haydar Sancar, gerek Türkiye, gerek İsviçre ve gerekse tüm dünyada bugün içinde bulunduğumuz süreci değerlendirirken, işçi ve emekçilerin yaşadığı önemli sorunları dile getirdi ve bu sorunlara karşı Türkiyeli işçi ve emekçilerin, yerli işçi ve emekçilerle birlikte m7ücadeleye daha ileriden, daha örgütlü katılmasının vicdandan öte, yaşananlar karşısında bir zorunluluk haline geldiğini belirtti. Mücadele ve birlikteliğin her alanda vücut bulması gerektiğini dile getiren Haydar Sancar, bugün tüm dünyada ırkçılık yükseltilmekte, işçi ve emekçilere karşı, kazanılmış haklarına karşı bütün dünyada saldırılar artmakta ve bizlerin, tüm dünyada giderek yükselen bu saldırı dalgasına karşı mücadeleden başka seçeneğimizin kalmadığı belirtti.  12 Şubat`ta yapılacak İsviçre referandumu ve Nisan ayında yapılması planlanan Türkiye referandumu hakkında da konuşan DİDF Başkanı Sancar, Türkiye`de uygulanmak istenen Başkanlık sistemine karşı, oylanacak olan anayasa değişikliğine karşı bizlerin oyunun hayır olacağını, ama tek başına hayır oyu vermekle yetinmememiz gerektiğini, hayır oylarını çoğaltmak için başta kendi çevremizdeki halkadan başlayarak, genişleyen bir çalışmanın içinde olmamız gerektiğinin önemini dile getirdi.

Bir saati bulan bir performans ile seyircinin karşısına çıkan Barış Atay, gerek replikler, gerekse kullandığı vücut dili ile diktatörün tüm duygu ve öfkesini yansıtmayı başarırken, seyircilerin bilinç altına da seslenmeyi fazlasıyla başarıyor. Oyunun başında konu hakkında bilgisi olmayanların, oyunun sonunda dile getirdikleri yorumlar, oyunun amacına ulaştığının bir göstergesidir.

Oyunda seyircinin bilinç altındakini dışa vuran bir performans sergilemiş olan Barış Atay`a seyircinin ilk tepkisi, kızgınlık ve öfke ile fırça atan bir diktatör olarak düşünülse de, oyuna hak ettiği değeri veren, herkesin sonunda birleştiği,  tek yorum “Harikaydı.. Müthiş.. Sarsıldım.. iyi ki gelmişiz, iyi ki izlemişiz..” oluyor.

Oyunun sonunda kendisinin de düşüncelerini aldığımız Barış Atay, yoğun ilgiden ve katılımdan memnun olduğunu dile getirerek, 50 oyun sahnelediğini her birine seyircilerinin ilgisinin aynı olduğunu dile getirdi. Oyunun ilk yarısı diktatöre eleştiri gibi algılansa da, aslında tamamı seyircilerin kendisini görmesini sağlayan bir oyun, bir öz eleştiri olduğunu vurguladı. “Dünyanın her hangi bir ülkesinde, her  hangi bir zamanında yaşamış, yaşıyor, y8a da yaşayacak bir diktatörten bahsettiğini söyleyen Barış Atay, bu yüzden adı “Sadece Diktatör”dür dedi..

Oyunu izlerken, tarihten günümüze kadar gelmiş bütün  diktatörlerin, bir bir gözümüzün önünden bir film şeridi gibi geçmesini sağlayan Barış Atay`ın bir saatlik, yoğun performansı ilesahnelenen “Sadece Diktatör” oyunu  “Sadece Tiyatro Değildir” demek, abartı olmasa gerek..