Avrupa’da baskı yasaları yürürlükte

6

Hüseyin Karaguş

Genelinde dünyada ve özelinde İsviçre’de ekonomik gerileme güçlenerek devam etmektedir. Kapitalist ülkeler krizi en az zarar ile kapatmak için bütün yükü az gelişmiş ya da gelişmekte olan (Yunanistan, Portekiz, İspanya, Türkiye gibi…) ülkelerin sırtına yıkmaya çalışmaktadırlar. Ortadoğu da cetvelle çizilen sınırlar; Bu defa daha da daraltılarak, küçültülerek (Milliyetler, dinler, aşiretler, mezhepler ve ırklar )temelinde parçalanıp yönetilmek istenmektedir.

IŞID denen cani, gaddar, gerici örgütleri kullanarak kendilerine haklılık zemini hazırlamaktadırlar. Bunun için çeşitli ülkelerde (Fransa, Türkiye, İngiltere, Almanya, Belçika vs.) terör olaylarını bahane ederek, süreci hızlandırmak istemektedirler. Bu durum başta ABD olmak üzere emperyalist ülkelerin yeni saldırıların gerekçelerini yaratmak istemektedirler. Bu arada onlarca ülkeyi ya terör listesine alıp, ya da terör barındıran ülke damgasıyla adlandırmaktadırlar.

Diğerleri kadar olmasa da İsviçre de aynı politikaları izleyerek; yabancılar ve göçmenler üzerinden yeni politikalar üretmek istemektedir. Terör üzerinden yabacılara karşı bir kampanya başlatılmıştır. Özellikle İslam ülkelerinden gelen emekçilere karşı bir yasal temelde ezme politikaları gündemdedir. Bunun için bazen halk oylamaları, bazen da halka danışmadan yeni, yeni yasalar çıkartılmak istenmektedir.

İç güvenlik, olarak bilinen yasa paketleri, başta Almanya, Fransa, İngiltere ve İsviçre’nin de içinde bulunduğu diğer Avrupa ülkeleri herkesi fişlemektedirler. Özelinde göçmenler üzerinden hareket ederek; Toplumun en zayıf kesimlerine karşı sürdürülen baskı politikaları bu yasaların hazırlanmasında önemli bir rol oynamaktadır. Yürürlüğe konulan bu yasalar, özü itibariyle gelecek süreçte bütün emekçilere yapılacak saldırıların bir yasal zeminini yaratmak isteminden kaynaklanmaktadır. Mevcut olan dünya şartlarında terör bahanesiyle birçok ülkede Ortadoğu kökenli insanlar tutuklanmaktadırlar. Bu insanların yakın ilişkilerde bulunduğu insanlar polisin, gizli servislerin takibine takılmaktadırlar. Özü itibariyle bu durum, yoksul kesimler, yabancılar ve emekçilere gözdağı vermek ve genelinde halkı ve emekçileri bölme politikalarıdır.