Ali Korkmaz- Renens Belediye başkanı Marianne Huguenin ile söyleşi

Merhaba Marianne. Kısaca gazetemizi tanıtarak başlayalım; On yıldır yayınlanan Arkadaş gazetesi, İsviçre’de emekçilerin ve göçmenlerin haklarını, sorunlarını merkeze alan bir çizgiye sahiptir. Bu çerçevede; halk oylamaları öncesi ve sonrası ve seçim süreçleri, kültürel, sosyal, sendikal ve siyasal hakları konu alan haber, söyleyişi ve analizlerle, dünyadan haberler ve değerlendirmeleriyle okuyucularına sesleniyor.

 

Benim bildiğim kadarıyla yılarca municipalite de yer aldın iki dönemdir de belediye başkanısın. Renens’i en iyi bize sen tanıtabilirsin. Büyüyüp gelişmesi, projeleri vb. konularla beraber,  9 Şubat oylamasının sonuçlarına da değinebiliriz.

 

Konuşacağımız konuyla ilgili olduğu için önce şunu belirteyim; Renens, göçmenlerle büyüyen bir şehir oldu. Renens bir köydü ve sonradan göçmenlerin gelmesiyle şehirleşti. 1950’lerde ekonomik gelişmelerle şehirleşen Renens, başka yerlerden getirilen işçilerle büyüyüp gelişti. Önceleri köylülükle geçimini sağlayan Valais, Friebourg ve Tessine kantonlarından işçiler getirtildi, tabiki bu üç kontondan gelen işçilerden önce İtalyan işçileri vardı. İtalyanlar sonradan’da geldiler.

İtalyanları, İspanyolar, Portekizliler, Türkler ve Balkan ülkelerinden gelenler ve diğer göçmenler de Renens’in gelişmesinde emek verdiler. 1950 ile 1970 arası gerçek bir şehirleşme yaşadık. Ekonomik gelişme de rol oynadı.

Tabiki son yılardada ciddi gelişmelere imza atıldı; Güzel sanatların Renens’e taşınması, tren istasyonundaki tekrardan yenileme projesi, 1300 kapasiteli lise ve yeni bir yerleşim alanı projesi, yolçatı (croisée) bina yapım projesi ve müze projesi bu projeler Renens’i dahada büyütecektir.

 

Renens Batı Lozan’ın başkenti konumunda, etrafındaki belediyelerle konumu ilişkileri konusunda öğrenebileceğimiz bir şeyler var mıdır?

Tabi, Lozan ile Renens arasında bulunan buz pateni (patinoire) salonu komple değiştirilerek daha büyük bir patinoire ve üç bassenli Olimpiat yüzme havuzu gerçekleşecek, bu proje Lozan, Renens ve Prilly belediyeleri kanton ve federasyonla birlikte yapılacak.

2008’de yeniden düzenlenen, 70’000 nüfuslu ilçe ve çevresi (District) de Renens 20’000 nüfus’uyla etrafındaki diğer belediyelerden daha büyük, batı Lozan’ın başkenti konumunda bulunuyor.

 

%50 den fazla göçmen oranıyla İsviçre’nin en çok göçmen sayısına sahip olduğu belediye diyebilirmiyiz?

Hayır, nüfusuna göre daha fazla göçmen oranı olan Leysin göçmen öğrencilerin çok olduğu bir belediyelik ve Zermatt’a yakın Täsch belediyesinde daha çok yabancı oranı bulunmakta, Portekizli göçmenler burada çoğunlukta. %50’nin üzerinde yabancı nüfusu Renens de var ama kantondaki Renens şehri kadar büyük olan diğer şehirler de %50 ye çok yakınlar, örneyin Vevey %48 oranında, Yverdon %45 cıvarında, Chavanne %48 Ecublens %44. Elbete %50 sembolik oranı, bazı İsviçrelileri korkutuyor, sanki birden bire birşeyler değişecek, tersine dönecek gibi endişe yaratıyor, oysa ki bu %50’nin içerisinde çok farklı konumda olan göçmenler var bazıları çoktandır burdalar, bizler gibi konuşup bizler gibi yaşıyorlar, belediyemizde bulunan bu göçmenlerin  %75 C oturumuna sahipler ve bu %75’in ¼’ü burada doğanlardan oluşuyor.

 

Renens şehrinde, halen 116 farklı ülkelerden gelen göçmenin olduğu doğrumudur?

Aşağı yukarı bu rakam olcak, tam olarak 120 farklı ülkeden gelenler var ve ülkesiz olanlar da var.

 

Sence Renens de ikamet eden göçmenler belediye meclisinde temsil ediliyor mu?

Belki Municipalité de değilsede (belediye hükümeti) belediye meclisinde yeterince göçmen kökenli belediye meclis üyesi var.

 

Birazda 9 Şubat halk oylamasından söz edelim. Renens’de % 57 hayır çıktı. Sizce bu oran nasıldır?

Tabiki Lozan belediyesine göre iyi bir oran değil ama daha zengin olan Pully belediyesine göre biz çok iyiyiz, örneyin 1970 lerde olan, göçmenlerin yarısının gönderilmesi, Schwarzenbach halk oylamasında Renens de evet daha çok çıkmıştı. (initiative Schwarzenbach)

 

Bu oylama sonrasında Renens belediyesinde ikamet edenler için bir değişiklik oldu mu?

Evet oldu tabi. Bir tereddüt var. Sadece Renens’de değil tüm İsviçre’de bir kaygı  var; göçmenlerde oturumumu uzatabilir miyim? diye. Özelikle B oturumuna sahip olanlarda kaygı daha da çok. Konumum ne olacak? ailemi getirebilir miyim?, aile birliği nasıl olacak ?, kolay ev bulabilecek miyim ? gibi kaygılar var.

Bundan dolayı bu süreçte vatandaşlık başvurusu daha da çok oldu, diğer belediyelerde de bizim belediyede de gelip vatandaşlık için bilgi alanlar ve  başvurular çoğaldı. Bu kaygılar göçmenlerin kaygıları. Bir de İsviçreliler içinde teredütler var; örneğin Erasmus programı, öğrenciler ve araştırmacılar için de sorun olabilecek bir durum

 

Erasmus ve Avrupa araştırma ve eğitim programı İsviçre üniversiteleri için çok iyi çalışmalardı diyebilir miyiz? Bu bölgeyi ne kadar etkiler?

Vaud kantonundaki üniversite ve yüksek okular, Batı Lozan’da bulunuyor; EPFL (Ecole Polytechique Fédéral de Lausanne) ve UNIL (Université de Lausanne) Ecublens bitişik belediye de konumlanmıştır, burada eğitimini gerçekleştiren öğrenciler aynı zamanda batı Lozanda ikamet ediyorlar, tabiki bu öğrencileri direk ilgilendiriyor, rahatsızlıklar var.

 

Bu halk oylamasına İsviçre halkının çoğunluğu evet dedi, bu evet oylarının hepsi UDC/SVP nin değil, sol partilerin tabanın da evet demesini neye bağlıyorsunuz?

Tabiki bu evetlerin hepsi sadece UDC’nin değil. sol partilerin seçmenleri de bu inisiyatifi desteklediler ve bundan dolayı sol sorun yaşıyor. Çünkü iş pazarı büyük bir rekabet içerisine girmiş, serbest dolaşım kötüye kulanılıyor, sol partiler kaçak çalışmalar ve kötü iş koşuları, toplu iş sözleşmeleri, ücretlerin düşürülmemesi ve gerekli tedbirlerin alınması için çok mücadele verdiler ama gerekli verimi alamadılar. Bundan dolayı tepki oyları oldu. UDC de yabancıları istiyor, ama işsiz kaldığında,  hastalandığında, ülkeyi terk etmesi gereken yabancı işçiler istiyor! Yabancı iş gücünü istiyor ama hakkı olmayan, hakkını aramayan yabancı işçiler istiyor, kötü koşularda çalışan yabancılar istiyor, gelip iş yapan kollar istiyor, kısacası UDC ekonomiyi, kapitali elinde tutuğu için, kontrol kural istemiyor. İsviçreli işçilerin anlaması gereken, bu gidişat daha büyük baskılara neden olacaktır İsviçreli işçilerin de baskı altında çalışmasına neden olacaktır!!

 

Önümüzdeki süreç için sol parilere ne önerebilirsiniz?

Solun tekrardan birleşip gücünü gösterebilmesi için, önümüzdeki Mayıs ayında asgari ücret oylaması var, bunu ciddiye alıp bazı eksikleri gidermenin fırsatı olarak bu halk oylamasını kazanarak elde edebiliriz. CCT (convention colective de travail) toplu iş sözleşmesi her tarafta geçerli olmadığı için, asgari ücret 4000 frank olduğunda sol partiler toparlanacaktır sol seçmende güven olacaktır, bundan dolayı önemlidir.

 

Senin önemli bulup eklemek istediğin bir şey var mı?

Sola, sendikal çalışmalara, işçi sola ve sol politikaya düşen önemli görevler var, önceliğimiz şu olmalı; sadece tüm işçilerin haklarını ön plana koyarak, İsviçreli ve göçmen işçilerin birlikte haklarını savunduğumuzda yaşam sevyesini düzelterek uygun ortam sağlayabiliriz. Tabiki bu mesajı verebilmek öyle çokta kolay olmayacak, ama birlikte başarabiliriz.

Okurlarınıza bir mesaj daha vermek isterim, duyarlı olun, oyunuzu kulanın ve çevrenize oy kulandırın, İsviçre vatandaşı olun yada olmayın ilginiz olsun, şimdi çifte vatandaşlık hakınızda var İsviçrede bu kolaylık sağlanıyor, İsviçre vatandaşlığına geçmek istemesenizde ikamet etiğiniz beledeiyenin, kantonun ülkenin sorunlarından haberdar olun, politik çalışmaları takip edin, bu sizin için de yararlıdır.