11.Gençlik Yaz Kampı Dikili’de yapıldı

7

Barış yoksa gelecek de yok” şiarıyla Dikili’de bini aşkın gencin katılımıyla düzenlenen Gençlik Yaz Kampı, önceki gece hep birlikte yakılan kamp ateşiyle sona erdi. Kampa katılan gençler son gün değerlendirme toplantısında bir araya geldi. Türkiye’nin dört bir yanından liselerden, atölyelerden ve üniversitelerinden kampa katılan gençler söz alarak kampı, kurdukları dostlukları ve edindikleri deneyimleri paylaşarak seneye dünya gençliğinin de katılımıyla görüşmek üzere kucaklaştı.

 

‘DERDİMİZİ BİRBİRİMİZE ANLATABİLDİK’

Değerlendirme toplantısında konuşan gençlerin temel vurgusu seneye yapılacak olan uluslararası kampta tekrar buluşmak oldu. Kampa Amed’den katıldığını söyleyen Arya, kampı internetten duyup kayıt yaptırdığını, herkesi burada tanıdığını ve kaynaştığını söyledi. Yeni arkadaşlarıyla Diyarbakır’da da birlikte olacağını anlatan Arya “Burası Kürt ve Türk gençliğini yan yana getirmesi açısından önemli. Burada biz derdimizi karşımızdakine anlatabildik. Kamp benim için çok verimli oldu” dedi.  Kampa İstanbul’dan ilk kez katıldığını belirten Dilan, kendisini çok şanslı hissettiğini anlatarak “Daha önce hiç Kürt arkadaşım olmamıştı. Burada tanıştığım Kürt gençlerinin hepsi çok iyiydi” diyerek sözlerini “Yaşasın halkların kardeşliği” sloganıyla bitirdi. Almanya’dan kampa 6 kişi katıldıklarını belirten Dirim Su, gelecek yıl yapılacak olan uluslararası kampa Almanya’dan 100 kişiyle gelmeyi hedeflediklerini aktardı.

FARKLILIKLAR BULUŞTU

“Sağ görüşlü” olduğunu belirten İstanbul’dan Aykut, bu nedenle kampta sorun yaşayacağı endişesi duyduğunu ancak hiçbir sorun yaşamadığını ve kampın çok güzel geçtiğini söyledi. Bolu’dan Barış, “Burada batıyla doğu buluştu. Biz Doğu’da yaşananları sadece televizyonlardan izleyip asar keserdik. Burada onlarla tanıştım, konuştum, tartıştım. Onları tanıyınca fikirlerim değişti” dedi. Van’dan katılan Siyabent, “Kamp çok güzeldi. Burada tanıştığım arkadaşlarımı Van’a da bekliyorum” dedi.
Sakarya’dan Mehmet Tamcı ise “Kamp atölyelerle o kadar dolu ve verimli geçti ki Dikili’yi görmek istesem de iki saatliğine kampı bırakıp Dikili’ye gidemedim” derken, Adana’dan Direnç ise “kampın tek kötü yanı”nın deniz kestaneleri olduğunu söyledi.

ŞİDDETE KARŞI DEFİLE

DOKUZ gün boyunca atölyelerde bir araya gelen gençler ürettiklerini kampın son akşamında paylaştı. Kadın Çalışmaları Atölyesi’ne katılanlar, kamp boyunca kadına yönelik şiddetten kadın emeğinin sömürülmesine, homofobiden savaşların kadınlar üzerindeki etkisine kadar pek çok şeyi tartıştı. Son gece tüm bunları temsil eden kıyafetlerle yürüyen kadınlar, ‘Kadına yönelik şiddete hayır’ ‘Kadınız haklıyız, barıştan yanayız’ sloganlarıyla kadına yönelik her türlü şiddete karşı genç kadınlara mücadele çağrısı yaptı.


 

HER YER ATÖLYE HER YER YETENEK

ATÖLYELER, yaşamı değiştirip dönüştürmek için, şiirin, öykünün, mü- ziğin, tiyatronun gücünü ve birikimlerini paylaşmak için dokuz gün boyunca gençlerle buluştu. Dokuz gün boyunca öğrenerek üreten yeteneklerini  geliştiren gençler Dikili’nin yıldızlı akşamında şiirlerini, müziklerini, fotoğraflarını, tiyatro oyunlarını ve çektikleri kısa filmlerini arkadaşlarıyla paylaştı. Edebiyat atölyesi katılımcıları da kampa dair yazıları ve okudukları şiirlerle geceye renk kattı. Müzik atölyesi kalabalık grubuyla, farklı dillerde söyledikleri şarkılarla gençleri coşturdu. Sahneyi müzik atölyesi ile birlikte paylaşan ritim atölyesi sadece ellerini ve vücutlarını kullanarak sergiledikleri ilk performanslarıyla göz doldurdu.


 

RES, MARTILARI KÜSTÜRDÜ

DİKİLİ’deki Gençlik Yaz Kampı, İzmir Karaburun ve Foça’dan gelen yaşam savunucularını ağırladı. Ekoloji Atölyesi’ne katılan Karaburun Yayla Köylüsü Mustafa Şenbahar’ın anlattıkları dikkat çekiciydi.

Şenbahar, “Temiz enerji” olarak tanıtılan rüzgar santrallerinin (RES) köy evlerinin yanı başına kurulduğunu, ses ve manyetik kirlilikten yaşayamaz hale geldiklerini anlattı. Yarımada da, dar bir alanda yüzün üzerinde RES yapıldığını aktaran Şenbahar, 1100 RES’in de sırada olduğu bilgisini verdi. Kurulacak RES’lerin Karaburunlular için olmadığını dile getiren Şanbahar, “Bütün Karaburun’un ihtiyacı için en çok 20 RES yeter. Bu RES’ler bizim için değil yapımı planlanan AVM’ler için” dedi. RES’lerin insan kadar, bölgedeki canlı yaşamına da zararlarının her geçen gün daha çok ortaya çıktığını aktaran Şenbahar bu konu ile ilgili şunları anlattı; “RES’lerden sonra ada martıları köyümüze uğramaz oldu. Keçilerimiz de RES’lere yaklaşmak istemiyor. En önemli geçim kaynağımız olan keçi nüfusu 10 binlerden bine kadar düştü” dedi.


 

2014 ULUSLARASI GENÇLİK KAMPI TÜRKİYE’DE

GÖSTERİLERİN ardından sahneye çıkan Kamp Komitesi, kampın sonuç deklarasyonunu “Gençlik gelecek gelecek sosyalizm” ve “Bijî bratiya gelan” sloganları arasında Türkçe ve Kürtçe olarak okudu. Deklarasyonu okuyan Elif Ergin, 1998 yılında Bergama’da doğasına ve yaşamına sahip çıkan köylülerle yakılan ateşin bugün gençlik mücadelesi açısından tarihi bir dönemin içerisinde yeniden yakıldığını söyleyerek, “ODTÜ direnişi ile birlikte üniversite gençliğinin kitlesel protestoları gerçekleşti. Haziran ayıyla başlayan Gezi Parkı eylemleri Türkiye tarihinin en büyük direnişine dönüştü. Yine Kürt halkının yıllardır verdiği barış mücadelesi yeni bir süreci başlattı. Bu mücadelelerin coşkusuyla 11. kez gençlik buluşmamızı gerçekleştirdik” dedi.

Mısır’da darbecilerin katliamlarının sürdüğünü, Suriye’de AKP tarafından desteklenen çetelerin Rojava’da Kürtlere yönelik katliamlara giriştiğini belirten Ergin “”Kampımız Türk, Kürt her milliyetten gençliği, Rojava halkıyla dayanışmaya çağırmaktadır” dedi.

GEZİ EYLEMLERİNDE ÖLENLER ANILDI

AKP’nin hayatın her alanına yönelik baskı politikalarına karşı Gezi eylemleriyle sokağa milyonların döküldüğünü belirten Ergin “Gezi eylemlerinde polis saldırısı sonucu hayatını kaybeden Ethem Sarısülük, Mehmet Ayvalıtaş, Abdullah Cömert, Ali İsmail Korkmaz ve Medeni Yıldırım kardeşlerimizi anıyor ve onları mücadele içinde yaşatma sözü veriyoruz” diye konuştu.
“Bugün özlemlerimiz ve taleplerimiz uğruna mücadele etme günüdür” diyen Ergin, şöyle devam etti: “İşimiz için, eğitim hakkımız için, emperyalist savaşlardan yoksun bir dünya için mücadeleye atılma zamanıdır. İşsizliğin, yoksulluğun, açlığın, savaşların, ırkçılığın, ulusal baskının olmadığı bir dünyanın kapitalizmin egemen olduğu bir dünyada mümkün olmadığını görmekteyiz. Böyle bir dünya ancak sosyalizmle mümkün olabilecektir.

Yüreği doğaya, bilime, insanlığa özgürlük için çarpan yüzlerce genç olarak 2014’te Uluslararası Gençlik Kampı’nda yeniden buluşmak üzere buradan ayrılıyoruz. Dünyanın dört bir yanından, farklı kültürlerden, dillerden, inançlardan gençler olarak bir araya gelecek, yeniden ‘Doğaya, bilime, insanlığa özgürlük’ diyeceğiz.”