Mısır ve Tunus nereye doğru?

36

Ali Karataş / Yusuf Ertaş

Geçtiğimiz hafta, Mısır ve Tunus devrimlerinin yönelimini belirleyecek gelişmelere sahne oldu. Bu haftaki sayfamızda yansıyan haberlere bağlı olarak Mısır’da ve Tunus’ta olası gelişmeleri değerlendirmeye çalışacağız. Hemen eklemiş olalım olaylar Libya’ya da sıçramış durumda. Libya’da Kaddafi rejimine son veren süreçte önemli rol alan siyasi aktivistler Muhammed el-Mesellati ile Usame Bugarare’nin, Trablus’ta öldürülmelerini protesto eden Libyalılar, Müslüman Kardeşler’in siyasi kolu olan Adalet ve Kalkınma Partisi ile Ulusal Güçler İttifakı Partisi genel merkezlerine saldırdı. İki partiyi, ülkede asayişi sağlayacak ordu ve güvenlik teşkilatının kurulmasına engel olmakla suçlayan göstericiler, binalardaki eşyaları da yağmaladı.

MISIR’DA ORDU KATLİAM YAPTI

Geçen haftanın kritik gelişmelerinden biri Mısır ordusunun İhvan’a yol haritasına katılmaları için verdiği 48 saatin dolmasından sonra gerçekleştirdiği katliamdı. Her ne kadar Sisi “48 saatlik ültimatom siyasi bir davettir. 48 saat sonra saldıracağımız anlamına gelmiyor” demiş olsa da cumartesi sabahı Rabiatul Adeviye Meydanında gerçekleşen ordunun müdahalesi “katliam” nitelemesini hak ediyor. Müdahalenin bilançosu 200’e yakın ölü ve 5 bine yaklaşan yaralıydı. Arap televizyonlarının ekranlarına yansıyan görüntülerden müdahalede gerçek kurşun kullanıldığı ve ölenlerin hemen hepsinin ya başından ya da göğsünden hedef gözetilerek vurulduğu anlaşılıyor.

Milyonlarca Mısırlının Mursi’ye “İrhal-git” dediği 30 Haziran’daki halk hareketinde Mursi’nin taraftarlarını sokağa çağırarak oynadığı kutuplaştırıcı rolü bu sefer ordu üstlendi. İhvan’ın halka “Mursi’nin görevine iade edilmesi için” cuma günü yaptığı çağrıya Mısır Savunma Bakanı Sisi; aynı gün için “teröre ve şiddete karşı” gösteri yapılması çağrısı yaparak karşılık verdi. Milyonlar bu sefer orduya destek vermek için Kahire’nin merkezindeki Tahrir Meydanı’na aktı. Böylece ordu Mısır toplumundaki kutuplaşmayı ve bölünmeyi daha da derinleştiren bir rol üstlendi. Ortaya çıkan bu gelişmelere Sina Yarımadası’nda devam eden çatışmalar da eklendiğinde “Mısır iç savaşa doğru mu sürükleniyor?” sorusunu akla getiriyor.

ORDU MUHALEFETİ YEDEKLEDİ

Bu süreçte kendisine lider olarak Baradey’i seçen Tamarrud hareketinin esamesinin okunmaması, ordunun cuma günkü kitlesel gösterinin bizzat çağrıcısı olması, bu çağrıya muhalefetin destek vermesi en azından şimdilik ordunun, halkı ve muhalefetin büyük bir bölümünü yedeklediğinin bir ifadesi. İşte muhalefetin Sisi’nin çağrısı üzerine yaptığı açıklamaların bir bölümü;

- Demokrat Mısır Partisi Genel Sekreteri Ahmed Fevzi, “Terörizmle mücadeleye destek için gösteri” çağrısı konusunda yaptığı açıklamada “Mısır ordusunun terörizmle veya şiddetle mücadele etmek için kimseden talimat almasına gerek yoktur” dedi ve parti olarak cuma günü yapılacak gösteriye katılacaklarını söyledi.

- Mısır Halk Hareketi Sözcüsü Heba Yasin, General Sisi’nin konuşmasını mutedil bir açıklama olarak niteledi ve “Ordu, son dakikaya kadar Mursi’nin meşruiyetini sorgulamadı, ama hükümetteyken diktatörce davranan Mursi ve İhvan liderleri inatçılık etti” dedi ve Mısır ordusunun halkın devrimin korunması yönündeki talebine cevap verdiğini söyledi.

- Ulusal Kurtuluş Cephesi liderlerinden Samih Aşur, General Sisi’nin konuşmasını “Savunma Bakanının konuşması ordunun halka güvendiğinin halkın da orduyu desteklediğinin bir göstergesidir” diye yorumladı ve cuma günü yapılacak gösteriye katılacaklarını ifade etti.

- General Sisi’nin gösteri çağrısına 19 insan hakları örgütü de destek verdi.

- Sisi’ye destek verenler arasında kilise de yer aldı. Kilise orduyu kutlayan bir mesaj gönderdi.

- 25 Ocak Devrimi’nin öncülerinden 6 Nisan Hareketi her ne kadar cuma günü Sisi’nin çağrısına katılmamış olsa da hareketin sözcüsü Halid el-Mısri’nin  “Mısır halkı terörist grupların tüm suç eylemleri karşısında yasal sınırlar içerisinde silahlı kuvvetleri desteklemektedir” ifadesi ordunun müdahalesine kısmi destek barındırıyor.

TUNUSTA İTAATSİZLİK ÇAĞRISI

Diğer kritik gelişme ise Tunus’ta gerçekleşen Muhammed İbrahimi suikastıydı. Halk cephesinin sözcüsü Şükrü Belaid’in suikastla öldürülmesinden yaklaşık altı ay sonra Halk Cephesinin bir bileşeni olan Halk Hareketi Partisinin lideri İbrahimi öldürüldü. İki suikast arasında oldukça ilginç bağlantılar bulunmaktadır. Belaid suikastından hükümetteki en Nahda hareketine yakın Selefiler sorumlu tutulmuştu. İbrahimi aynı silahla öldürüldü. İbrahmi’nin öldürülmesi de Müslüman Alimler Birliği Başkanı Yusuf el-Karadavi’nin  “Eğer iktidara isyan eden tövbe etmezse o zaman o öldürülmelidir” açıklamasından sonra geldi.

Tunus’ta Halk Cephesinin çağrısıyla yüzbinlerce kişi sokağa çıkarak ve son derece etkili bir genel grev gerçekleştirerek önderine sahip çıktı. Tunus’ta Halk Cephesi, hükümet düşünceye kadar sivil itaatsizlik başlatma kararı aldıklarını açıkladı. Halk Cephesi kitlesel halk hareketinin provokasyonlarla başka mecralara akmasına izin vermeyeceğini göstermiş oldu.


KİTLESEL GÖSTERİLER, GERÇEK MERMİLER

Al-Ahbar/Lübnan

SİSİ’nin, kitlesel Cuma Protestoları için çarşamba günü yaptığı çağrıya cevap olarak yüz binlerce Mısırlı sokaklara çıktı. Müslüman Kardeşler destekçileri de, Mursi’nin görevine iade edilmesini talep etmek için benzer sayılarda protestolarda yer aldı. Üst düzey bir İhvan politikacısı olan Saad Hüseyin, “beş saat boyunca gençleri geri çekmeye çalıştım. Başaramadım. Kanları ile ödendiğini söyleyerek geri çekilmek istemediler” dedi.

İhvan sözcüsü Cihad Haddad, “gaz dumanı arasından mermiler uçuşuyordu” dedi. Haddad, “siyah üniformalı özel polis güçleri’nin” gerçek mermi ile ateş etmelerine ek olarak, bir üniversitenin damından, diğer yakın binalardan ve bir köprüden keskin nişancıların da ateş ettiğini söyledi.

DEVLET MEDYASI KATLİAMI GÖRMEDİ

Cumartesi günü sabahı, hava durumu raporu ve bir tolk-şov programı yayınlayan iki devlet televizyonu kanalında şiddetten çok az söz edildi. Her üç devlet gazetesi,” Mısırlılar Sisi’ye istediği desteği verdi” diyerek cuma mitinglerini manşetten verdi. Devlete ait Nil TV’de yayın akışı içinde “halk, terörizmin üstesinden gelmesi için orduya ve polise bir vekâlet verdi” şeklinde bant yazı geçti.
Ancak bazı aktivistler arasında askerlerle İslamcılar arasındaki çatışmanın ülkeyi bir uçuruma doğru sürükleyebileceği yönünde giderek artan bir endişenin varlığı, bütün Mısırlıların askeri bir darbeyi desteklemek için hazır olmadıklarını gösteriyor.


NUR PARTİSİ VE 6 NİSAN HAREKETİNDEN KINAMA

Al Ahram

MISIRLI önemli gruplardan, Selefi odaklı Nur Partisi ve devrimci 6 Nisan Gençlik Hareketi, Sisi tarafından yapılan “şiddete ve teröre” karşı ülke genelinde protesto yapma çağrısını kınadı. Nur Partisi “seferberlik ve karşı seferberlik eylemi iç savaşın habercisidir. Devletin temel görevlerini yerine getirmek için vatandaşlarından bir heyete ihtiyacı yoktur. ”dedi.  6 Nisan Gençlik Hareketi de el-Sisi’nin çağrısının mevcut siyasi krizi daha da kötüleştireceğini belirterek benzer eleştirilerde bulundu.


FİLİSTİN, MISIR’DAKİ GELİŞMELERİN MAĞDURU

MURSİ’nin Hamas’la işbirliği ve casusluk iddiasıyla 15 gün gözetim altında tutulması Hamas’ı daha zor bir dönemin beklediğinin göstergesi. Sıkıntı sadece bu kararla sınırlı değil. Savunma bakanı Sisi, Sina’ya sızmaları önlemek bahanesiyle Gazze sınırındaki tünellerin tamamının kapatılmasını emretti. Gazze için yaşamsal bir öneme sahip refah sınır kapısı zaten bu süreçte kapatılmıştı. Bu durum, Hamas’ın, Mısır’da Mursi döneminde göreceli olarak elde ettiği olanakları kaybedebileceğinin bir işaretidir.   Mısır’daki gelişmelerin bölgedeki etkilerini değerlendirecek olursak en büyük mağdurun Hamas’la beraber Filistin halkı olduğunu söylemek yanlış olmaz


TUNUS’TA BİNLER SOKAKLARA DÖKÜLDÜ

Rusya Al Yavm

TUNUSLU muhalefet lideri Muhammed İbrahmi, laik liderin öldürülmesinden altı ay sonra, Başkent Tunus’ta  öldürüldü. Binler laik protesto için sokaklara döküldü. Birçok İslamcı Parti binası ateşe verildi. Polis Tunus’un ikinci büyük şehri  Sfax’ta, yerel bir yönetim ofisine saldıran yüzlerce Tunusluyu dağıtmak için polis gaz bombası attı. Laik Merkez-Sol bir parti lideri olan Cumhurbaşkanı Mansuf Marzuki “Tunus’un ulusal güvenliğine yönelik komploya karşı” sakin olma çağrısında bulundu. İbrahimi, Ülke için yeni bir anayasa hazırlanması görevini üstlenen geçici parlamento konumundaki Ulusal Kurucu Mecliste iki sandalyesi olan ulusalcı ve laik Halk Hareketi Partisi’nin lideriydi.


TÖVBE ETMEZSE ONU ÖLDÜRÜN

Middle East Online

MÜSLÜMAN din adamı Yusuf el-Karadavi, Mısır halkını kendi ordusuna karşı kışkırtmak ve tahrik etmek için Pazar günü Katar’ın kanalı El Cezire’de  göründü. Din Adamı Yusuf el-Karadavi, “Eğer iktidara isyan eden tövbe etmezse o zaman o öldürülmelidir. Meşru bir yönetim vardı (Mursi’yi kastediyor) insanlar ona itaat etmeli ve onu dinlemeli” dedi. Karadavi sözlerini şöyle sürdürdü; “Kim seni ordunun genel komutanı yaptı? Kim seni Savunma Bakanı yaptı? Seni o görevlere getirenle senin ortadan kaldırdığın aynı Cumhurbaşkanı. Ona itaat edeceğine yemin ettin ancak kendi sözüne karşı geldin ki bu İslam’da haramdır.”


ARAP BASININDA MISIR KATLİAMI

Al-Hayat (Londra): “Nasır Yolunda” Katliam. Hükümet ile “İhvan” arasındaki uçurum derinleşiyor
Jordan Times (Ürdün): Mısır Güvenlik Güçleri onlarca İslamcıyı Öldürdü.
Assafir (Lübnan): Milyonlar Orduya “Terörü” Vurma Yetkisi Verdi
Ahram (Mısır) : Rabaa’daki Oturma Eyleminde Kanlı Gece
Al-Kuds (Filistin): 26 Hazirandan Bu Yana Mısırda 310 Ölü Ve 3000’den Fazla Yaralı
Al Vatan (Suudi Arabistan): 26 Haziran… Mısırlıların Hayatında Halid Günü*
Al-Rai (Ürdün): “İhvan” iktidarlarının yıkıldığına inanmıyor.
*Hz. Muhammed’in Hayatında 10 Önemli Gün’den biri

evrensel.net